Su misali, zaman akıp geçiyor. Günler, tünelden ‘KATAR’ geçer gibi geçip gidiyor. Oruçlu günlerden sonra bayramlar da gelip geçiyor. Bayramlar gelip geçiyor ama ömrümüzden de bir TAKVİM YAPRAĞI DAHA KOPUP gidiyor.
Oruç ile bayramlar toplumsal barış, huzur ve güven ortamlarının yaşanması için mutlak kudretin insanlığa büyük lütfudur. Ancak buna son günlerde yaşanan sokak olayları ile gölge düşürüldü.
Bayram, insanla güzeldir. Bayram, anlamını toplumsal yaşamla bulurlar. Önemli olan Ramazan Bayramını doyasıya yaşamaktır. Sevdiklerimiz ve özlediklerimiz, ulaşamadıklarımız vardı. Yanında olmak isteyip de olamadıklarımıza, dönmesi mümkün olmayanlara yanımızda olmadığı için ağladık. Yanımızda olanlara şükredip mutlu olduk.
Gelin sizinle bir zaman yolculuğuna çıkalım. Evet, bir bayram daha bitti bizi geçmişimizden koparmayarak. Birçoğumuz, “Nerede o eski bayramlar…” diye hayıflandı değil mi?
Yaşamı, dünü, bugünü sorgulayan insanlar azalıyor. Bayram mesajları bile cep telefonlarıyla hazır kalıplarla geçiştiriliyor. Peki, hal böyleyken, “Nerede o eski bayramlar veya nerede o eski günler” diyebilir miyiz bu anlamda? Sanmam.
Peki, “Nerede o elektriksiz günler” der miyiz? Veya “Nerede o damı akan evler?” Sadece hatırlar ama o günlerin geri gelmesini asla ve kat’a istemeyiz. Belki “Nerede o yeni giysilerin, ayakkabıların yalnızca bayramlarda alındığı günler…” diye hatırlar, o günleri tebessümle yâd ederiz.
Lakin apandisitten ölünen günlerin geri gelmesini ve hatırlamayı bile düşlerimizden geçirmeyiz. Yol olmadığı için zamanında hastaneye götürülemeyen ve doğumda ölen anneleri, bebeleri hatırladıkça bugünlere de şükrederiz.
Hatırlar mısınız o okulsuz köyleri ve aklımıza geliverir çocukların “Eti senin, kemiği benim, meslek öğrensin” diye ustalara teslim edildiği günler. Hatırladınız mı bunları?
Ben “Nerede o eski bayramlar” derken eski zamanları özlüyorum diyorsam, neleri özlediğimi söylüyorum. Hatırlayın bakalım, o kent merkezinde denize girdiğiniz günleri, portakal çiçeklerinin bütün kente yayılıp insanın içini hoş eden kokusu nerede, nerede o oltaya üç balık birden takıldığı günleri?
Hele hele o hormonsuz yiyecekleri, o tertemiz havayı, katıksız ve hilesiz komşuluk ilişkilerini, dayanışma ruhunu! Evet, ben bugünü dünle yaşarken bugüne şükrediyorum. Yarın daha iyi yaşayabilme umudunu yüreğimin her zerresinde taşıyorum.
Yoksa bayram dediğin çabuk biter. Dolayısı ile bayram günleri acısıyla ve tatlısıyla bitti. Dilerim ki daha birçok bayramlar yaşarız ve gönüllerimiz onların heyecanıyla dolup taşar. Bu vesile ile sağlık, mutluluk içinde daha nice bayramlara.
----------------
KAMERA OLMADAN ASLA!
Antalya’nın yeni RÜZGÂR GÜLÜ olma yolunda ilerleyen bir milletvekili var. Kim mi? İYİ Parti’den Antalya Milletvekili seçilen ve daha sonra CHP’ye geçen Aykut Kaya!
Çok yakın tanımam kendisini. Eşini genç yaşta kaybetmiş 2 çocuğuna babalık eden bir iş insanı, bir ara KANSER TEDAVİSİ gören bir isim. Manavgat’ta yaşıyor!
İYİ Parti’den seçildiği günlerde sosyal medyayı pek kullanamıyordu. Sanırım İYİ Partililer bu konuda çok zayıf kaldıkları için kendisine alan bulamadı. Milletvekili Kaya, ne zaman CHP’ye geçti, işler 360 derece değişti.
Nerede bir olay, nerede bir iktidar aleyhinde konu varsa sonradan CHP’li olan Antalya Milletvekili Aykut Kaya orada. Yalnız bir farkla! Kamera ve mikrofonsuz ASLA! Bu konuda doğuştan CHP’li olan Milletvekili Cavit Arı’yı bile gölgede bıraktı desem abartmış olmam.
Antalyalıların vekili olan Kaya, TBMM’de sorunları dile getirmek yerine sosyal medyayı kullanarak ÇOK ÇALIŞIYORMUŞ gibi algı oluşturmanın derdinde. Nasıl mı?
Gelin CHP’li Kaya’nın en son yaptığı icraatı anlatayım. İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile gençler sokağa çıktı. Ama Aykut Kaya’nın çocukları evde oturdu.
Asli CHP Milletvekilleri Cavit Arı, Mustafa Erdem, Sururi Çorabatır ve Aliye Coşar olayların içinde yer almadı. Sonradan CHP’li Kaya, PİKACHU sahneye çıkınca fırsatı kaçırmadı.
Aykut Kaya, sözde polisten kaçan (ki asla öyle bir şey söz konusu bile olmamış) PİKACHU ile buluşup RÖPORTAJ yapmış! Yanlış duymadınız RÖPORTAJJJ! Mesele gündeme gelmek ya!
İstediği de olmuş. Kaya, “Yanımda…adalete, demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkarak meydanlara akan gençlere destek vererek eylemlere katılan değerli kardeşim Pikachu var. Onun azmi, kararlılığı ve neşesi bu eylemlere bambaşka bir ruh kattı. Ve Pikachu karakteri bu eylemlerin dünyaca tanınan ikonu haline geldi” diye bir cümle kullandı.
Yahu Aykut Bey, onca Gazzeli çocuk katledilirken ağzınızdan “GAZZELİ CANLARIMIZ” diye bir ifade duymadık. Ama PİKACHU senin kardeşin oluvermiş? Pes doğrusu.
Aykut Bey PİKACHU’NUN eylemlerde ön plana çıkmasına üzülmüş. Sosyal medyadaki üstünlüğünü ona kaptırdığının farkına varınca hemen KAMERA EKİBİNİ yanına almış ve sokak sokak gezerek kardeşi PİKACHU’yu yakalamış! Röportajı da patlatıp biz gazetecileri ATLATMIŞ!
Eee ne diyeyim Aykut Bey ben sana? Allah aşkına mesleğimizi bari elimizden alma. Sen en iyisi arada sırada Manavgat’a uğra da ilçenin sorunlarını ele alan videolar yap. Tabi bunları paylaşabilirsen ama yapamazsın çünkü oradaki yerel idare CHP’li ve ortalık güllük gülistan değil mi?
Ha değil diyorsan kardeşin PİKACHU’yu çağır sorunları senin yerine o anlatır. Ne dersin? Yoksa sen anlatmaya kalkarsan AFAROZ edilirsin.
© Copyright © 2022 Lider Gazete, Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz