Bir önceki yazımda gündeme getirmeye çalıştığım çevre bilinci ile ilgili bir gözlemimi okurlarımla paylaşmak istiyorum:
Aksu Pınarlı’da mutat sabah yürüyüşümü yapıyorum. Buraya her geldiğimde yürüyüş için özel bir alan olmadığından araç trafiğinin olmadığı kaldırımları ve Expo Center bahçesini tercih ediyorum. Zaman zaman çeşitli sektörlerce düzenlenen fuarlardan dolayı burada oluşan insan ve araç yoğunluğuna tabii nazarla bakıyorum. Fakat bu seferki kalabalığın farklı oluşu dikkatimi çekiyor. Çoğunlukla şirket otobüsleriyle gelen insanlarda ortak özellikler olduğunu gözlüyor ve merakımı gidermek için fuar merkezinin önündeki görevlilerden Türk olduğunu tahmin ettiğim birine soruyorum.
***
Tablo gerçekten ilginç… Buraya gelen insanların hatta bahçe girişindeki özel güvenlik görevlilerinin tamamı yabancı. Kıyafetleri özenli. Kadınlar diz altında elbiseli, erkekler takım elbise ya da gömlek ve kumaş pantolonlu. Hepsi de son derece temiz ve mazbut. Kadınlarda makyaj ya yok ya da ölçülü. Gelenlerin Rus olduğu, ayin yapma amacıyla geldikleri bilgisini alıyorum. Expo Center’ın bir salonu, haftanın üç günü; cuma, cumartesi ve pazar günleri Antalya’da yaşayan Rus vatandaşların ibadetlerine ev sahipliği yapıyor. Salonda da muhtemelen Ortodoks mezhebinin gereklerinden ikonlar var. Buraya kadar her şey normal, dini inançlarının gereğini yerine getirmek isteyen insanlara Expo Center kapılarını açmış. Normal olmayan ise giyim kuşamına böylesi itina gösteren vatandaşların görmek zorunda kaldığı ibadet ettikleri mekânın bahçesindeki pejmürde görünüm.
***
İbadet etmeye gelen Rus kadın vatandaşlarından dört kişilik bir grup ellerinde bir kamerayla bu görüntüyü kaydediyor. Expo Center’e gelenler bilir. Binanın önündeki bahçenin hemen altında otopark olarak kullanılan bir alanı var. Bir de ikinci bahçenin yan ve alt taraflarında yine gerektiğinde otopark hizmeti veren bir üçüncü bahçesi. Her üç alan da yirmişer dönümden az değil. İlk bahçe nispeten temiz ama ikinci bahçe turizm şirketlerinin geceleyen araçlarından atılan yiyecek atıkları ve bira şişeleriyle dolu. Ana yola yakın üçüncü bahçenin hali ise perişan, adeta çöplük… Yöre insanı da durumu maalesef kanıksamış durumda. Onlar da bahçenin yanındaki kaldırımdan yürürken zaten çöplük haline gelen bahçeye ellerindeki çöpleri umarsızca atıveriyor.
***
İbadet mekanı ve çöplük… Ne kadar uyumlu (!), değil mi? Bir de bu görüntünün -ne amaçla olduğunu bilmiyorum- ibadet için gelen yabancılarca kayıt altına alınması… Antalya gibi bir turizm kentine, yerli yabancı birçok organizasyona ev sahipliği yapan Expo Center’a ne kadar yakışıyor, takdirlerinize sunuyorum.
***
Genelgeçer insan davranışıdır. Çör çöpün umarsızca atıldığı yerleri insanlar çöplük gibi algılayıp elindeki çöpünü de buraya hiç gocunmadan ekleyebiliyor. Fakat temiz olan yerlere karşı insanların tutumu değişiyor, elindeki çöpü kolay kolay gelişigüzel atamıyor. Sosyal yaşam etkileşimi…
***
Şimdi Expo Center’daki bu umarsızlığa bir son, duyarsızlığa olumlu bir yön vermeli. Görünümden anlaşılan o ki, bahsettiğim alanın tamamı Expo Center’a ait. Görüntü kirliliğinden, çevre temizliğinden sorumlu olanlar ve bu konuda yaptırım gücü elinde bulunan yerel yönetimler yani belediyeler var.
ASLAN, YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR
Yerli, yabancı birçok insanın binasını ve alanını kullandığı böylesi güzide bir kuruluşa hiç ama hiç yakışmayan bu sağlıksız ortamın vakit geçirilmeden insanımıza, ülkemize yaraşır bir görüntüye kavuşturulması için şimdi yetkilileri ve sorumluları göreve davet ediyorum.