Geçtiğimiz yılı uğurlarken, ne dediğimi tekrar yazmak
istiyorum. Her gelecek yeni yıl, ne yazık ki bir önceki yılı aratıyor. Bakalım
2024 yılı nasıl bir yıl olacak, yaşayalım görelim? Evet, bu cümlemin üzerinden
tam 1,5 ay geçmiş olmasına rağmen 1,5 ay içinde 2024 yılının da çok iç açıcı
bir yıl olarak tarihe geçmeyeceğini görüyoruz.
***
Antalya’da sel felaketi, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın
madeni sahasında toprak kayması sonucu 9 işçinin heyelan altında kalması,
İstanbul’da İbrahim Keloğlan isimli caninin tekmeleyerek kediyi öldürmesi,
İslam ile bilgiler veren Ramazan Böçkün’ün bıçaklanarak öldürülmesi,
İzmir’de soğuktan üşümesin diye aracına
aldığı müşterisi tarafından silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden ölümü...
***
Ben şu birkaç satırı yazarken sinirden deliriyorum.
Yaşanılan her olayın üstünü kapatmaya çalışan adalet sisteminden tutun da kötü
niyetlere yapılan aciz savunmalardan midem bulanıyor benim. Peki soruyorum
size, bir tek midesi bulanan ben miyim?
Allah’ın işi, kulun kaderi böyleymiş diye diye ülkenin ve
insanlığın içini boşalttılar. Bu boşaltılan sisteme de alkış tutan, çanak tutan
insanların olmadı korkunç! Bunun adı
vahşet! Evet, vahşet...
***
Biz neden insan olmayı beceremiyoruz. Doğaya, hayvanlara,
canlılara zarar vermeden duramıyoruz? Bunu sadece kabaca yapılan şiddette de
bağlamak istemiyorum. Mobbing şiddeti başta olmak üzere, insanların aşağılayıcı
bakışları, itici konuşmaları, seviyesizce istemleri, somurtkan suratları, arsız
ve yüzsüz tavırları derken hepsini konu alan şiddetten bahsediyorum.
***
Yani insan olmak, insanca yaşayabilmek bu kadar zor
olmamalı... Yüreği kötülükten beslenen insanların sayısı her geçen gün artıyor
ve bunların çoğu en yakınımızda olan kişiler. Hepsinin iç yüzünü görüyoruz,
kalplerinde ki pis niyetleri okuyabiliyoruz ama gel gelelim hiç birimiz de
kalkıp bunların ağzının payını vermiyoruz.
***
Görmedim, duymadım, bilmiyorum! Ne muhteşem bir süper üçlü
kelime değil mi! Çünkü bu işimize geliyor. Ağrımayan başımızı ağrıtmayalım
demekten başka bir şey değil bu; görmedim, duymadım, bilmiyorum! Bir gün senin
de başına bir olumsuz iş gelir, o zaman sana yapılan haksızlığı gören, şahit
olanlarda bu süper üçlü kelimeyi söyledikleri zaman anlarsın ne demek
istediğimi...
***
İnsan olmaya üşenen insanların kirli fikirlerine,
bağnazlıklarına ben artık dayanamıyorum. Sosyal medya hesaplarımızda tepki
gösterdiğimiz sürece suçluların yargılanma süreci hızlanıyor farkında mısınız?
Adam kedi öldürüyor serbest kalıyor.
***
Aklım almıyor, mantığım bu durumu kabullenmeye el vermiyor.
Vicdanımın iç sesi ise susmuyor. Şimdi önümüzde daha haftalar, aylar var.
Bakalım bu yıl daha ne iğrençliklere şahitlik edeceğiz. Bu da olmaz artık diye
şaşırmakla kalıp ülkece nelere ev sahipliği yapacağız?
***
Yaşayıp görelim demeye dilim varmıyor lakin kıyamet gibi
günlerden geçiyoruz. Kıyametin tam içindeyiz sadece isimlerimizin yazdığı mezar
taşı yok.