Yüce gönüllü insanlara karşı içten içe derin bir muhabbetim var. Erdem sahibi olmak her insana nasip olmuyor zira. Yaşadığımız, tanık olduğumuz olaylardan kendine ders çıkarmasını bilen insanlar ancak enginlere kanat çırpabiliyor. Maddi anlamda nelerin sahibi olduğumuzla değil huzur bulabileceğimiz nelerin sahibi olmamız gerektiğinin ayırdına varabilmekle hayatın gerçek anlamına varılabiliyor. Bunun içindir ki nerede bir güzel dileğe, insanların refahı için azme velhasıl iyiliğe tanık olsam öznesine saygı duyuyorum. Öznenin elinden gelen bir şey kalmamışsa ve o güzel erdemin sahibiyse doğal sonuç olan sabır ve rıza meyanındaki duruşa hayran oluyorum.
***
Tevekkül deniyor ona; tedbirini al, gerisini Allah’a sal. Tevekkül; dayanma, vekil tutma, vekile güvenme sabır ve rızasını içeriyor. Katilleri tarafından ateşe atılan İbrahim misali “Allah bana yeter; O, ne güzel vekildir.” adanmışlığı… Kişiyi çaresizlikten kurtaran, zorluklar karşısında dirençli kılan gönül ve inanç zenginliği…
***
Tanık olduğumuz olaylar dedim ya, bu cümleden olarak çok yakın geçmişimdeki bir kısa hasbihâlime varmak istiyorum. Yaratılış kanununa gönül yüceliğince boyun eğen, Allah’ın emrine iman ölçeğinde apak ve dimdik rıza gösteren bir aklın ve duygunun örneği:
***
Isparta SDÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne her gün sabah erkenden varıp akşama kadar yoğun bakım ünitesinin önünde beklediğimiz günler… Yirmi sekiz gün süren bu mekik dokuyuşumuzun ilk günlerinde çevremizde olup bitenlere çok vakit ayıramıyoruz kendi derdimizden. Bir müddet sonra çevremiz yavaş yavaş kendisini hissettiriyor. Görüyoruz ki burada, hasta sahiplerinin, yaşam mücadelesi veren hastaların her birinin ayrı bir öyküsü var.
***
Buradaki hasta yakınlarıyla her gün aynı havayı teneffüs ediyorsunuz. İlk günler biraz yabansınız diğerlerine, zamanla önce göz aşinalığı, sonrası kaygılı bakışların karşılıklı sohbeti… İstanbul’da yaşayan bir ailenin memleket ziyareti esnasında, ailenin reisi babanın düşme sonucu ayağının kırılmasıyla bu mekâna geldiğini öğreniyorum. Baba yoğun bakımda; eşi, dört çocuğu, gelini yoğun bakım önünde. Varlıklı bir aile oldukları hâllerinden anlaşılıyor. Çocuklarından biri erkek. Hastanızın durumu nasıl, diye başlıyorum söze. Sözler, iki ailenin hayatındaki bu kesitin anlaşılmasına aracı oluyor. Babanın durumu gittikçe kötüye gidiyor. Aile durumun farkında, daha ötesi baba için son durağın burası olduğu kabullenilmiş. “Memleket hasreti… Babamızı doğup büyüdüğü toprağı çağırmış.” sözü ile babanın durumunun gittikçe kötüye gittiği anlaşılıyor. Hele bir sözü var ki oğlunun, metanetin derecesini, tevekkülün kaviliğini tane tane kalbe döküyor. “Zamanında babam” diyor gözlerini boşluğa dikerek “babasını Allah’a emanet etmiş. Şimdi sıra bizde. Biz de babamızı Allah’a emanet etmek üzereyiz.” İrkildim, iki damla yaşın gönlümün içine kor ateş gibi düştüğünü hissettim. Kendi derdimizle yanan yüreğimin bir daha yanmakta olduğunu gördüm.
***
İki gün daha bu aileyi gördük, konuştuk ve bir daha da göremedik. Babalarını Allah’a emanet etmiş oldukları bilgisine ahlandık! Merhum babanın erkek evladının sözlerini kendi iç dünyamda tarttığımda; yakınlarımı kayıpta tevekkül kefesinin yere temas noktasında, üzerinde bulunduğum kefenin ise yukarıda kaldığını üzüntüyle gördüm. Dünya sevgisinden midir, nedendir bilmiyorum ama o delikanlıdaki gücü ben kendimde hiç bulamadım.
***
Kıssa olup da aklımın ve duygularımın hisse çıkarmasını diliyorum.
20.03.2026 - 21:06
10.03.2026 - 21:14
28.02.2026 - 21:15
20.02.2026 - 21:03
10.02.2026 - 21:19
31.01.2026 - 21:49
22.01.2026 - 21:17
10.01.2026 - 21:25
30.12.2025 - 21:19
20.12.2025 - 21:08
10.12.2025 - 21:18
27.11.2025 - 21:04
17.11.2025 - 21:05
07.11.2025 - 21:08
27.10.2025 - 21:08
17.10.2025 - 21:28
07.10.2025 - 21:35
27.09.2025 - 21:10
07.09.2025 - 21:10
27.08.2025 - 21:07
16.08.2025 - 21:08
08.08.2025 - 21:36
27.07.2025 - 20:58
17.07.2025 - 20:25
07.07.2025 - 21:18
27.06.2025 - 21:13
16.06.2025 - 19:33
07.06.2025 - 21:08
27.05.2025 - 21:08
18.05.2025 - 21:09
07.05.2025 - 21:11
28.04.2025 - 21:06
17.04.2025 - 06:00
07.04.2025 - 06:00
27.03.2025 - 06:00
17.03.2025 - 06:00
07.03.2025 - 06:00
28.02.2025 - 06:00
18.02.2025 - 06:00
08.02.2025 - 06:00
27.01.2025 - 06:00
18.01.2025 - 06:00
07.01.2025 - 06:00
27.12.2024 - 06:00
17.12.2024 - 06:00
07.12.2024 - 06:00
27.11.2024 - 06:00
17.11.2024 - 06:00
07.11.2024 - 06:00
27.10.2024 - 06:00
17.10.2024 - 06:00
07.10.2024 - 06:00
29.09.2024 - 06:00
17.09.2024 - 06:00
07.09.2024 - 06:00
27.08.2024 - 06:00
17.08.2024 - 06:00
07.08.2024 - 06:00
27.07.2024 - 06:00
17.07.2024 - 06:00
07.07.2024 - 06:00
27.06.2024 - 06:00
17.06.2024 - 06:00
07.06.2024 - 06:00
27.05.2024 - 06:00
17.05.2024 - 06:00
07.05.2024 - 06:00
27.04.2024 - 06:00
20.04.2024 - 06:00
07.04.2024 - 06:00
27.03.2024 - 06:00
17.03.2024 - 06:00
07.03.2024 - 06:00
27.02.2024 - 06:00
17.02.2024 - 06:00
07.02.2024 - 06:00
27.01.2024 - 06:00
17.01.2024 - 06:00
07.01.2024 - 06:00
27.12.2023 - 06:00
16.12.2023 - 06:00
06.12.2023 - 06:00
27.11.2023 - 06:00
16.11.2023 - 06:00
10.11.2023 - 06:00
27.10.2023 - 06:00
17.10.2023 - 06:00
07.10.2023 - 06:00
27.09.2023 - 06:00
17.09.2023 - 06:00
07.09.2023 - 06:00
27.08.2023 - 06:00
16.08.2023 - 06:00
07.08.2023 - 06:00
26.07.2023 - 06:00
17.07.2023 - 06:00
07.07.2023 - 06:00
27.06.2023 - 06:00
17.06.2023 - 06:00
08.06.2023 - 06:00
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir