YATIRIM ZAMANI

‘Ölüm Allah’ın emri, şu ayrılık olmasaydı’ dizeleri ne kadar anlamlı. Yolculuk bazen patika yoldan gider gibi sıkıntılı olur. Bazen de otobanda araç sürer gibi rahat ve konforlu olur. Ölüm de öyledir.

***

Ölüm yolculuğunun durumunu Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle ifade ediyor: ‘Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur.’ Malum rehbersiz yola çıkılmaz.

***

Rehberimiz Hz Muhammed (sav)’dir. İbadetli düzgün bir yaşam zor; kuralsız, ibadetsiz, haram dolu bir hayat doğal olarak daha kolay. Zora talip olursak, Peygamberimizin izinden gidersek cenneti görebiliriz.

***

Asrımızın bazı Müslümanları yüce İslam çizgisinden uzaklaştığı için namazdan zevk almaz olmuş, haramlara dalmış, günah normalleşmiş. Cumaları kaçırmamış ama onun dışında camiye uğramamış.

***

Böylece camiler öksüz, imamlar yalnız kalmış. Arabanın ön tekeri gibi olan anne baba çocuklarına örnek olmamış. Böylece seccadeler katlanıp, sandıklara dolaplara kaldırılmış. Kur’an’lar kapanıp duvarlara asılmış.

***

Hz Ömer efendimiz ‘İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız’ buyurmuş. Bizim inancımız bize örnek olarak kitap ve sünnet vermiş. Haram tatlıdır fakat namus kıymetlidir. Sen kıymetli olanı seç.

***

Dünya işlerinde belirli bir seviyeye gelmek için imtihan süresi kısadır. Fakat ahiret yurdunu, cenneti kazanmak için imtihan hem çetin hem de son nefese kadardır. Yani boşa geçirecek, kaybedilecek zamana tahammülümüz yok.

***

Ay, dolunay evresine girdiği zaman akşam namazı civarında doğar. Sabaha kadar yeryüzü aydınlık ve görsel bir şölen olur. Bitkilerin özsuyu bitkinin gölgesinde yoğunlaşır. Bu nedenle çiçek dikmek için çok doğru bir zamandır.

***

Bir Müslüman 20 yaşlarına kadar dini bilgilerini ihtiyaç kadar öğrenmiş, 15 yaşında başladığı namaza iyice alışmış olur. Bu Müslümanın 70 yaşına kadar yaşadığını düşünürsek, o insan 50 sene boyunca düzgün bir hayat, ibadetli bir yaşam ve İslam ahlakı ile bir ömür geçirmiştir.

***

Bu şekilde geçirilen bir ömürde dünya işlerimiz düzeldiği gibi ahiret işlerimizde -zamanında ibadetler yapıldığı ve örnek bir ahlaklı hayat yaşandığı için- inşallah Rabbimiz bizden razı olur ve Cennet son durağımız olur (Amin).

***

Yaşadığımız deprem felaketi ile bir kez daha hayatın ne kadar kısa, ölümün de bize ne kadar yakın olduğunu bir kez daha gördük. Anlam yüklediğimiz eşyalar, kıyafetler,araçlar hepsi yerle bir oldu. Geriye kalan sadece insan.

***

Nasıl ki pandemide bağışıklığımızı kuvvetlendirmemiz gerektiğini anladıysak bu depremde de maneviyatımızı kuvvetlendirmemiz gerektiğini anlamalıyız. Ölümün nerde ne zaman geleceği belli değil, hazırlıklı olmalıyız. Kendimize yatırım yapmalı, ibadetlerimizi aksatmamalıyız.