Uzmanından kanser riskini azaltacak tavsiyeler
Kanser riskini azaltmak için yapılması gerekenlere dikkat çeken Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Şaban Seçmeler, "Sigarasız, alkolsüz bir hayat benimsenmelidir. Obezitenin önüne geçmek için hareketsiz yaşamdan uzak durulmalıdır. Düzenli ve sağlıklı beslenmek önemlidir. Düzenli egzersiz yapmak yaşam tarzı olarak kabul edilmelidir. Tarama ve aşılama programları hakkında politikalar oluşturulmalı ve toplum bilinçlendirilmelidir" dedi.
Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Şaban Seçmeler, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu.
Kanserin toplum tarafından göz ardı edilmemesi gerektiğini
söyleyen Uzm. Dr. Seçmeler, "Kanser, dünyada ve ülkemizde kalp damar
hastalıklarından sonra en sık görülen ikinci ölüm sebebidir. Gelişen
görüntüleme, tanı ve tedavi yöntemleriyle birlikte erken tanı oranı yükselip
tamamıyla sağlığına kavuşan hasta sayısı artsa da; hayatımızın birçok
noktasında halen kansere sebep olan etkenlere temas edilmesi nedeniyle kanser
oranı da artmaya devam etmektedir" diye konuştu.
"DÜNYADA YILDA
19 MİLYON KİŞİ KANSER TANISI ALMAKTADIR"
Dünyada yılda yaklaşık 19 milyon kişinin kanser tanısı
aldığını, 10 milyona yakın hastanın ise kanser nedeniyle hayatını kaybettiğine
işaret eden Uzm. Dr. Seçmeler, "En sık görülen kanserler arasında akciğer,
meme, prostat, kolorektal kanserler, mide ve karaciğer kanserleri başı
çekmektedir. Ülkemizde ise yıllık yaklaşık 24 bin hastanın yeni tanı aldığını,
kanser oranının erkeklerde kadınlara oranla daha fazla olduğunu görmekteyiz.
Erkeklerde ilk üç sırayı akciğer, prostat ve kolorektal kanserler oluştururken;
kadınlarda meme, tiroit ve kolorektal kanserler ilk üçte yer almaktadır.
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de en fazla ölüme sebep olan kanser türü akciğer
kanseridir. Ülkemizde yılda yaklaşık 130 bin kişi kanser nedeniyle hayatını
kaybetmektedir. 2040 yılına gelindiğinde kanser oranının dünyada ve ülkemizde
yaklaşık 1,5 katına çıkacağı tahmin edilmektedir" şeklinde konuştu.
"GENETİK
FAKTÖRLER NEDEN OLMAKTADIR"
Kanserin oluşmasında çevresel faktörlerin genetik
faktörlerden daha fazla oranda rol oynadığını söyleyen Uzm. Dr. Seçmeler,
"Özellikle meme, endometriyum ve over, prostat, kolon, pankreas ve mide
kanserleri gibi kanser türlerinde genetik mutasyonların fazlaca rol aldığı
görülmektedir. Çevresel etmenler incelendiğinde ise sigara ve tütün ürünleri,
obezite, enfeksiyonlar, alkol, ultraviyole ışınları, sedanter (hareketsiz)
yaşam tarzı, hazır ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenme, çevre kirliliği gibi
birçok faktör kanserin gelişmesinde ve artmasına rol almaktadır" dedi.
"OBEZİTE,
KANSERİ TETİKLİYOR"
Uzm. Dr. Seçmeler, "Günümüzün önemli problemlerinden
obezite, birçok hastalıkta olduğu gibi bazı kanser türlerinin gelişmesinde de
rol oynamaktadır. Bunlar arasında meme, endometriyum, kolorektal kanserler,
böbrek, safra kesesi ve pankreas kanseri yer almaktadır. Obezitenin önlenmesi
ve azaltılması, sedanter yaşam tarzının önüne geçilmesi ve düzenli egzersiz,
bazı kanser türlerinin azalmasına katkı sağlayacaktır. Özellikle sindirim
sistemi incelendiğinde hazır ve işlenmiş gıdaların, ateşle birebir temas etmiş
kırmızı etin tüketimi, liften, sebze ve meyveden fakir beslenme, sedanter yaşam
tarzının bu grupta kanser gelişiminde rol oynadığı görülmektedir"
açıklamasında bulundu.
"HAREKETSİZ
YAŞAM TARZI BENİMSENMEMELİ"
Kanser tanı ve tedavisinde en önemli faktörün kansere
yakalanmamak veya kanseri erken yakalamak olduğunu dile getiren Uzm. Dr.
Seçmeler, "Genetik faktörlerin birçoğu değiştirilemese de kanser
gelişiminde rol oynayan çevresel faktörlerin hayatımızdan çıkarılması, birçok
kanser türünün azalmasında rol oynayacaktır. Özellikle, akdeniz diyeti tarzında
liften, sebze ve meyveden zengin beslenme, düzenli egzersiz, sedanter yaşam
tarzının bırakılması, obezitenin önlenmesi gibi faktörler kanserin çevresel
etmenlerinin önüne geçebilir" dedi.
"HANGİ KANSERDE,
HANGİ TARAMA YÖNTEMİ YAPILMALI?"
Kanserin erken tanısı ve tarama programları hakkında
toplumun bilinçlenmesi ve bu programlara dâhil olmasının önemli olduğunun
altını çizen Uzm. Dr. Seçmeler, "Özellikle kadınlarda en sık görülen meme
kanseri için 40 yaşından itibaren 1-2 yılda bir mamografi ve ultrasonografi ile
tarama yapılması, akciğer kanseri için özellikle sigara kullanıcılarında ve
kullanım hikâyesi 10 yıldan uzun olanlarda düşük doz akciğer tomografisi ile
akciğerlerin değerlendirilmesi, kolon kanseri için herhangi bir şikâyet olmasa
bile 45-50 yaş sonrası kolonoskopi ile tarama yapılması ve kolonoskopi sonucuna
göre bir sonraki tarama süresinin belirlenmesi, cinsel aktif çağdaki kadınlar
için smear testi ile HPV ve serviks kanseri taraması, 60-65 yaş sonrasında PSA
değeri ölçümü ile prostat kanseri taraması gibi tarama programları kadın ve erkeklerde
birçok kanserin erken yakalanıp hızlıca tedavi edilmesini sağlayacaktır"
şeklinde konuştu.
"AKILLI İLAÇLAR
TEDAVİDE TERCİH EDİLEBİLİR"
Tedavi seçeneklerinden bahseden Uzm. Dr. Seçmeler, şu
bilgileri paylaştı: "Özellikle son yıllardaki gelişmelerle birçok kanser
türünde tamamıyla kür sağlanabiliyor. Kanserin birçok türünde kür sağlanamasa
dahi hastalığın kontrol altına alınabileceği ve kronik bir hastalık gibi
yönetilebileceğini söyleyebiliriz. Kanserde önceleri sadece cerrahi tedavi söz
konusu olup hastalıklar hızlıca nüks ederken, günümüzde ameliyat sonrası
tedaviler, ameliyat öncesi tedaviler ve herhangi bir operasyon gerçekleşmeden
sadece kemotarapi, radyoterapi, hedefe yönelik akıllı ilaçlar, immünoterapi
gibi tedavilerle birlikte hastalığın nüks olasılığı ve kanser nedeniyle ölüm
oranı azaltılmaktadır. Yaşam süresinin arttığı gözlenmektedir."
"HASTALIĞIN
EVRESİNE GÖRE TEDAVİ UYGULANMALI"
Kanser tanısı alan hastada en önemli durumun hastalığın
evresine, özelliklerine, karakterine en uygun tedavinin belirlenip bir yol
haritasının çizilmesi olduğunu belirten Uzm. Dr. Seçmeler, "Kimi hastada
hızlıca cerrahi bir tedavi fayda sağlayabilirken, kimi hastada tanıyı alır
almaz başlayacağı kemoterapi ya da radyoterapi ya da yeni nesil bir akıllı ilaç
veya immünoterapi hastalığın sürecinin yönetimi için en uygun seçenektir.
Tedavinin kararının multidisipliner konsey ortamında verilmesi en doğru karar olacaktır"
ifadelerini kullandı.
"KANSER RİSKİNİ
AZALTMAK İÇİN ÖNERİLER"
Kanser riskini azaltmak için yapılması gerekenlere değinen
Uzm. Dr. Seçmeler, şu önerilerde bulundu: "Sigarasız, alkolsüz bir hayat
benimsenmelidir. Obezitenin önüne geçmek için hareketsiz yaşamdan uzak
durulmalıdır. Düzenli ve sağlıklı beslenmek önemlidir. Düzenli egzersiz yapmak
yaşam tarzı olarak kabul edilmelidir. Tarama ve aşılama programları hakkında
politikalar oluşturulmalıdır. Toplum kanser tanısı aldıktan sonra karamsarlığa
kapılmadan, kanseri yenebilen birçok kanser hastası olduğunu bilerek hastalıkla
mücadele etmek ve bilimsel veriler ışığında en doğru tedavi almak konusunda
bilinçlendirilmelidir" dedi.
İHA