TURİZMİN DUAYENİ TURUNCU KOLTUK'TA

Turizmin duayeni Hüseyin Baraner, Antalya’nın dünyada Avrupalı aktif emekliler için en uygun destinasyon merkezi olduğunu ve bu fırsatın değerlendirilerek ‘Antalya aktif emekliler tatil ve yaşam fırsatı kitapçığı’nın oluşturulması için Antalyalı yetkililere çağrıda bulundu.

Turizmin duayeni olarak bilinen Tourexpi Genel Müdürü Hüseyin Baraner, Lider Haber Tv’de yayınlanan Turuncu Koltuk programının canlı yayın konuğu oldu. İbrahim Okumamış’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda Baraner, Almanya, İsviçre, Hollanda gibi ülkelerde aktif emeklilerin olduğunu ve bu emeklilerin pandemiden sonra dünyaya bakış açılarının değişerek, sağlıklı yaşama yöneldiklerini söyledi. Sağlıklı yaşamın güneş olan yerlerde olduğunu ve bunun da turizmi güçlendirdiğini, Antalya’yı aktif emeklilere tanıtmak amacıyla Sağlık Bakanlığı’na bir rapor sunacaklarını söyleyen Baraner, ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı ile de srateji toplantısı yapacaklarını söyledi. Antalya’nın dünyada Avrupalı aktif emekliler için en uygun destinasyon merkezi olduğunu ve bu fırsatın değerlendirilerek ‘Antalya aktif emekliler tatil ve yaşam fırsatı kitapçığı’nın oluşturulması için Antalyalı yetkililere çağrıda bulundu. 

“KURUMSAL YÖNETİCİLERİN YAPMASI GEREK”

Avrupalı yetkililere şirket olarak ulaşmalarının doğru bir yaklaşım olmadığını, kurumsal bir yaklaşım gösterilmesi gerektiğini belirterek Antalyalı yetkililere çağrıda bulunan Baraner, “Başkan Böcek ile de bu konuyu konuşmak istiyorum.  ATSO’nun yapması gereken şeyler var. Antalya aktif emekliler tatil ve yaşam fırsatı kitapçığı çıkarmamız gerekiyor. Bunları buranın kurumsal yöneticilerinin yapması gerek. Randevu versinler anlatayım. Bazen bu kişiler Antalya’da mı yaşıyor diye soruyorum. Bunu hissetmen gerek buranın sorumlusu olarak. Şaşırıyorum. Normal turizmden daha verimli ve kalkındırıcı bir olay. Bana imkan versinler gelecek kış birçoğu Antalya’ya gelir. Yeni dönem Türkiye için bir fırsat” dedi. 

“SON 20 YILDA KAZANDIĞINI 2 YILDA KAYBETTİ”

Pandemiyle birlikte ekonomik yaralar oluştuğunu, fakat turizmin şuan hızlıca toparlandığını aktaran duayen turizmci Baraner, “Son 5 yılda her şey değişti. Turizmi yeniden dizayn etmek mecburiyetindeyiz. Ciddi ekonomik yaralar açtı. Çalışkan bir milletiz. Pandemiye rağmen zarar etmeyen turizmciler oldu. Son 20 yılda kazandığını 2 yılda kaybetti. 300 milyon insan turizmde çalışıyor yüzde 60-70i işsiz kaldı. Şuan hızlıca toparlanıyor. Pandemiden sonra Arabasını satıp tatile giden Almanlar var. İnsanlar yaşamanın kıymetini bildi” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ VİTRİNE KOYUN”

Geçtiğimiz günlerde Almanya’da düzenlenen, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katıldığını Back To Travel (Seyahate Dönüş) Fuarı ile ilgili Baraner şunları söyledi:

“8 bin alman seyahat acentesi ordaydı. Bakan Bey onlarla görüştü. Ben şunu gördüm. Alman seyahat acenteleri şirketlerin genel müdürlerine Türkiye’yi vitrine koyun, önceliğini Türkiye olsun, gereken desteği vereceğiz dediler. Bugünün dünyasında turizm yapmak eskisi kadar kolay değil. Bir anlamda mutluluk da yaşanıyor piyasalarda. Para kazanmak ayrı, işi başına dönmek ayrı bir konu. Tüm piyasalarda 3 aydır hareketlilik var. Dünyada 150 milyon insan yeniden işine döndü. Kentlerin yerel kalkınmasını turizm sağlıyor. Kent ekonomisin çırası turizm oldu. Korkunç bir rekabet oluştu. Sadece bu yıl bine yakın 65 ülkede bine yakın otel devreye girecek. Her yer otele dönüşüyor dünyada.”

“SAVAŞ TURİZME HİÇ YAKIŞMIYOR”

Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaşın turizmi de derinden yaraladığını söyleyen baraner, “Rusların çoğu ilk tatilini Türkiye’de yapmıştır. Türk turizmi de Ruslar sayesinde kalkınmıştır. Ruslar Türk otelciliğinin gelişmesini sağladı. Ruslar olmadan yapamazdık. Rusya, Ukrayna’yla savaş halinde. Turizmi çok yaraladı, her şeyden önce insanlığı yaraladı. Savaş turizme hiç yakışmıyor” dedi.

YENİ TURİZMİN ANAHTAR SÖZCÜĞÜ: ÖZGÜN OLMAK

Her şey dahil sistem ile ilgili konuşan Baraner, özgün olmanın önemine dikkat çerek “Mekan olarak turistleri sıkıştırdık. Her yer dükkan oldu. Side’de 130 tane dükkanda hep aynı malı buluyorsanız olmaz, ürün çeşitliliği lazım. Antalya’nın gelişen kent planlaması kapsamında Antalya bir ayıptır. Her gelen istediği dükkanı açıyor. Otantik, özgün ürünlere dönmemiz lazım, sadece Antalya’da bulabileceğimiz ürün geliştirmemiz lazım. Gelen turist, bir ürünü Antalya’da satıldığı için alabilsin” diye konuştu.