TEKNOKENT’TEN UÇURACAK MÜJDE

Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, sessiz ve derin çalışmalar yaparak birçok başarılı işe imza atıyor.

Antalya’nın öz be öz kendi çocuğu olan İbrahim Yavuz’un Antalya Teknokent Genel Müdürü olarak göreve başlaması ile başarılı işler ortaya çıkıyor.

Herkes sadece tarımla ilgili araştırmaların yapıldığını sandığı Antalya Teknokent’te işin aslının öyle olmadığını son birkaç yıl içinde öğrendik.

Geçtiğimiz sene Teknokentler Performans endeksine göre 84 Teknopark içinde 10. sıradan 8. sıraya yükselerek büyük bir başarıya imza atan Antalya Teknokent’ten bahsediyorum.

Hani herkesin kestirme olsun diye önünden geçip Gülveren’e çıktığı kapının oradaki yerden.

TEKNOLOJİ ÜSSÜ GİBİ

Geçen yıl burada üretilen bir silah dikkatimi çekmişti.

Savhatek firmasının ‘Alperen Gözcü’ adlı evrensel atış platformu.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne önemli katkı sağlayacak bir tüfek olacaktı.

İşte bu da bana, son dönemde gelişen yerli ve milli savunma sanayi atağının bir ayağının Antalya olacağını gösterdi.

Antalya Teknokent’teki Bio Seq Pro, SSat Turizm, Senbatek Akü, Telpost Telsiz, Bestnet ve Savhatek şirketleri bölgenin tamamen bir teknoloji üssü olduğunun kanıtı.

GÖKLERE ATILAN İMZA

Şimdi gelinen noktada Antalya Teknokent’ten uçuracak müjdeli haber birkaç gün önce geldi.  Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz’un Rektör Özlenen Özkan’ı ziyaretinde verdiği haber insanı havalara uçuracak türden.

Efendim, duyduk duymadım demeyin. Artık Milli Muharip Uçak’ın yazılımları Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’te yapılacak.

Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent ile Türk savunma sanayisinin önemli kuruluşlarından Türk Havacılık Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) arasında 2023 yılında hangardan çıkacak Milli Muharip Uçak’ın yazılımlarının Antalya’da üretimi için sözleşme imzalandı.

TUSAŞ ilk etapta bin metrekarelik alanda 100 Ar-Ge personeliyle faaliyetlerine başlayacak. 2 yıl içinde ise personel sayısının 500’e ulaşacak. Yani beyin takımları Antalya’da olacak.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Özlenen Özkan, TUSAŞ’ın Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’te yer almasının hem üniversite hem de şehir için önemli bir değer olduğunu söyledi.

Rektör Özkan’ın “Bilimde, turizmde, tarımda başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren üniversitemiz ve şehrimiz bundan böyle teknoloji ve sanayi alanında da iddialı ve söz sahibi olacak” demesi hayli dikkat çekici.

Üniversite için çok iddialı bir söz. Çünkü bir dönem ‘Uzaya çıkacağız’ diyenler bırakın uzayı yerin dibine sokmuştular üniversiteyi.

Ama Özkan’ın bu iddialı sözü bizi uzaya çıkarmayacak amma bırakın üniversiteyi hatta Antalya’yı, Türkiye’yi havaya uçuracak.

NİNNİ YAVRUM NİNNİ

Hakikaten Antalya’da bir takım kuruluşlar tam manasıyla çalışırken Antalya Büyükşehir Belediyesi koskoca kent halkını resmen uyutuyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in 77 projeyi yapmasından geçtik, iki yazdır herkese “İllallah” dedirten sivrisinekten kurtarmasını bekler olduk.  Şehirde herkes sivrisinekten şikayetçi. Yetmedi üstüne bir de trafik keşmekeşi çıktı.

İnsanlar bu iki illetten dolayı canından bezmiş durumda. Fakat ne Başkan Böcek’in nede ekibinin umurumda bile değil.

Çünkü onların bu aralar tek hedefi insanları filmlerle uyutmak. ‘Gezen Sinema’ ve ‘Sahilde Sinema Var’ projesi ile insanları resmen uyuyorlar. Sözde,köyden mahalleye dönen kırsal yerleşim yerlerinde 'Köyde Hayat Var' projesi ile halkla buluşuyorlar.

Ama işin aslı öyle değil. Göz boyayıp ninni söyler gibi film göstererek uyutma taktiği yapıyorlar. Ama Antalyalılar yemez bunu.

Şu film meselesine gelince aklıma bir anda Melike Demirağ’ın söylediği ‘Ninni’ isimli şarkı geldi. Hani şu içinde erotizm kokan şarkı.

İçinden birkaç kelimesini hatırlamanız için aldım köşeme. Ne diyordu sanatçı;

“Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Ninnilerle minnilerle avutayım seni

Aranjmanla maranjmanla avutayım seni

Şarkılarla türkülerle avutayım seni

Uyu sayın seyirci uyutayım seni

Renkli menkli sinemaskop avutayım seni

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Seksi meksi filimlerle avutayım seni

Uyu sayın okuyucu uyutayım seni….”

Umarım Antalyalılar bu uyduruk kaydırık işlerle uyumaz. Çünkü, memleketin ve insanlarının uyamaya değil hizmete ihtiyacı var.