TECRÜBE KONUŞUYOR

Ehlullah diyor ki; 40 sene ömrümde, 30 yıl yaptığım tahsilde, sadece 4 kelime ile 4 kelam öğrendim.

Doğrudur her insan hayatı boyunca bazı tecrübelere ulaşır bunları insanlara söyler ki insanlarda bu tecrübelerden ders alsınlar uzak dursunlar ya da istifade etsinler. Fakat bu tecrübeleri dinlerken bakış açın biraz empati kurmak olmalı ya da ben olsaydım bu konumda ne yapardım olmalı.

Muhatabını dinlerken materyalist bir gözlükle değil hakikati görmek için mana dürbünüyle bakmalısın. Mana dürbünüyle diyorum çünkü senin önünde olan hadiselere üç şekilde bakabilirsin.

Ya manasına ya zahirine ya da olayın münafıklığıyla bakabilirsin. Manasına bakar isen hayatında isabetli kararlar verebilir istikametli yaşayabilirsin. Yok sadece zahirine bakarsan aldana bilirsin aldata bilirsin.

Olayın münafıklığı dediğimiz şey ise ne için kim hesabına baktığını kimse bilmez sen kendi iç hesaplaşma ve planların ile hadiselere yaklaşırsın bu bakışın en tehlikelidir böyle bir durumda olan kimse hemen kendisine ebedi huzursuzluk azap verecek bu nazardan kurtarmalıdır.

40 sene ömürde 30 yıllık tahsilde 4 kelime ve 4 kelam öğrenen ehlullah ne diyor neyi anlatıyor ve bize miras ne bırakıyor o konuya girmeden önce aktaracağım hakikatlere birkaç temel daha atmalıyım ki o hakikatlere çıktığımızda meseleyi doğru bir şekilde anlayalım aktaralım.

Zira çok yüksek gerçekleri çarpıtıp başka başka suretlerde göstermek bu zamanda çok basit olmuş. Nüfusunuz maddiyatınız gücünüz imkanlarınız eğer elinizde yeteri kadar var ise manevi değerlerinizi de katletmiş iseniz bir hesap günü endişenizde yoksa işte o gerçekleri sahtelik derecesine kadar düşürüp insanlığa böyle bir yalanı yayıp anlatmanız o kadar basit oluyor.

Bu tehlikelere düşmemek düşürülmemek alet olmamak alet olanlara kanmamak için bu makalemi kaleme alıyorum.

Varlığın iki yönü vardır. Bir yönü Hakk’a bakar diğer yönü halka bakar. Bu iki yönü göremezsen hakka perde olursun halka da zulmetmiş olursun. Hakka perde olmamak halka da zulüm etmek istemiyorsan şeffaf tertemiz bir iman ile kul olmalısın.

O şeffaflık ve sadelik ile perde olmaz doğrudan doğruya Hakka ayna olabilirsin. Yoksa o aynada leke olmaya kalkarsan ecelinin gelmesi ile o aynan kırılır hem aynadan hem aynada yansıyanlardan hem de aynanın sahibinden ceza görürsün iki hayatını da berbat edersin.

Sen mükemmel bir sanatsın sanatkarını göstermelisin. Sen sana bir nimetsin seni sende nimet edeni bilmelisin ki hakikati gösteresin manayı bildiresin.

Seni görenlerinde akıllarına zihinlerine fikirlerine bu manaları yansıtabilmelisin. Bakış açısını en çok etkileyen niyettir. Faydayı esas alan bir niyet ile onarıcı olan insan, zararı zarar vermeyi kendine esas alırsa o vakit tahrip edici bir canavar makinası hükmünü alır.

Burada faydayı esas alanlar karlı çıktıkları gibi zarar vermeyi kendilerine şiar edinenler ise en büyük zarar ve acıyı kendilerine vereceklerini anlamalılar bu kötü bakışlarını ıslah etmelilerdir. Öyle değil midir? Bazen olur niyet basit bir fiilini ibadete çevirir bazen de büyük bir günaha.

El hasıl: Varlığa maddeye manaya her neye bakarsanız bakın gözlüğünüz tesadüf tabiat ve sebepler dürbünü ile olmasın yoksa hepten kör olur hakikati asla göremezsiniz. Varlığa varlığı var eden sonsuz bir kudretin teleskopuyla bakın en uzak hakikatleri burnunuzun ucundaymış gibi görün.

SON SÖZ

İşte size en selametli en kısa en kolay yolu söylüyorum: Kainat kitabını okuyun, Kuran-ı kerimi yaşayın bu ikisini anlamak içinde Ahir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselamı dinleyin.