TARİHİ BATIKTA ‘SAVAŞ’ İZLERİ

Antalya yat limanı açığında 1942 yılında batırılan St. Didier gemisine dalış yapan Türkiye Sualtı Federasyonu İl Temsilcisi İsa Alemdar ve dalgıçlar, batığın ambarlarında bulunan silah, mermi, bomba, tank paleti ve askeri araç ekipmanlarının yanı sıra, farklı mühimmatları görüntüledi.

Antalya ve çevresindeki dalış noktalarından en önemlisi olan yat limanı açığındaki St. Didier batığı, turistik amaçlı dalış noktalarının başında geliyor. 15 metre derinlikte kıç kısmı ile başlayan batık, 30 metreye kadar ulaşıyor. Tarihi geminin tek parça olarak dipte yattığını anlatan Türkiye Sualtı Federasyonu İl Temsilcisi İsa Alemdar, mühimmat ve ekipmanların ise tarihe yolculuk yaptırdığını söyledi. Bölgeye dalış yaptırabilen birkaç kişiden birisi olan Alemdar, geminin ambarlarını su altı kamerası ile görüntüleyerek, geminin batırıldığı 1942 yılına kapı araladı.


'BU GEMİNİN HER YANI BİR HİKAYE'

St. Didier'in Antalya açıklarında yatan oldukça önemli bir tarihi hediye olduğunu anlatan Alemdar, "Su altında boylu boyuna uzanan bu geminin her yanı bir hikaye. Günümüze kadar ulaşan, ambarlarındaki silah, mühimmat ve askeri yedek parçalar, o günlerde yaşananları bizlere anlatıyor. St. Didier, İkinci Dünya Savaşı'nda İngilizler tarafından batırılan Fransızlara ait gemi. O zamanlar hastane bayrağı çeken, savaş gemisi olmadığı iddia edilen bir gemi. Fakat içinde halen mühimmat, silah ve askeri araç yedek parçaları bulunuyor. Gemiye yılda 350-400 dalış yapıyoruz. Antalya Körfezi'nde en çok dalış bu noktaya yapılıyor. Dalış turizmine gönül vermiş dalgıçlarla dalıyoruz. Batık bir zaman makinesi. 1942'de zaman onun için durmuş. Dünya sıralamasında önemli ve değerli bir batık" diye konuştu.

Geminin ambarlarında bulunan birçok eşyanın yağmalanmış olmasının da üzüntü verici olduğunu sözlerine ekleyen Alemdar, "Dalış sırasında görüntülediğimiz silah, mühimmat ve yedek parçalar değerli görülmeyerek bırakılanlar. Bu batık, dünya tarihi için çok önemli bir yere sahip ve Antalya'nın hemen yanı başında" diye konuştu.

BATIĞIN HİKAYESİ


İkinci Dünya Savaşı’nda Almanlarla işbirliği yapan Fransız Hükümeti, Suriye’ye girip Lübnan’a doğru ilerleyen İngilizlere karşı, bölgedeki birliklerine asker ve mühimmat desteği göndermek ister. Savaşta tarafsız kalan Türkiye kendi topraklarından mühimmatın ve askerlerin geçişine izin vermez. Alman işgalindeki Selanik Limanı’na getirilen mühimmat, Qued Yquem ve Saint Didier adlı ticari gemiye yüklenir. Qued Yquem gemisi, 4 Temmuz 1941 tarihinde Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında Kıbrıs’tan kalkan İngiliz savaş uçağı tarafından batırılır. Kıç tarafına Türk Bayrağı çeken Saint Didier ise, Antalya Limanı’na sığınır. Limanın 400 metre açığında demirleyen gemi, aynı gün saat 16.00 sıralarında 2 İngiliz uçağının hedefi olur. Uçaklardan birinin attığı torpil gemiyi ıskalar ve İskele Mescidi ile gümrük binası arasındaki bölgeye düşer. Patlamanın şiddetiyle Yat Limanı’nda 10-15 metre yüksekliğinde dalga oluşur. İkinci uçağın attığı torpil ise geminin arka kısmına isabet eder. Su almaya başlayan gemi gecenin ilerleyen saatlerinde sulara gömülür. Savaş gemisi batarken, 5 asker yaşamını yitirir. 15’i yaralı 275 asker ise balıkçıların da yardımıyla kurtulur.

DHA