SELEKTİF MUTİZM (2)

Selektif mutizm, kişinin konuşma becerisi bulunduğu halde konuşmamasıdır. Çocuk konuşacağı kişileri seçer ve sadece onların yanında konuşur. Selektif mutizmin, beş alt türü bulunmaktadır.

***

Simbiyotik Mutizm: Çocuğun anneyle aşırı yapışık ve bağımlı ilişkisinden kaynaklandığı söylenmektedir. Çocuğun annesinden ayrılmadığı, aşırı çekingen ve utangaç davranışlar sergilediği görülmektedir.

***

Reaktif Mutizm: Okula başlama, hastalık ve duygusal yönden sarsıcı travmatik yaşantıların bir sonucu olarak geliştiği söylenmektedir.

***

Pasif Agresif Mutim: Tepkisel bir davranış olarak çocuğun konuşmamayı seçmesidir.

***

Konuşma Fobisi: Çocuğun kendi sesini dıuymaktan, uygunsuz bir şey söylemekten korktuğu için konuşmaması durumudur. Çocuğun konuşmayı kontrol etmeye saplantılı şekilde ihtiyaç duyduğu görülmektedir.

***

Selektif mutizmin tedavisinde tanılama ve erken tedavi oldukça önem taşımaktadır. Ancak genellikle utangaçlıkla karıştırıldığı için tedaviye geç kalındığı görülmektedir.

***

Tedavi sürecinde psikoterapi ile olumsuz aile dinamiklerinin çözümlenmesi, aile terapisi, oyun terapisi, sistematik duyarsızlaştırmaya dayalı bilişsel davranışçı terapi en çok tercih edilen ve işlevsel tedavi yöntemleridir.

***

 Tedavi sürecinde problemin çözümünü destekleyici ebeveyn yaklaşımları, hoşgörülü, motive edici anne baba yaklaşımı önem teşkil etmektedir. Bu nedenle aileye bu yönde verilecek psiko-eğitim tedavinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

***

Tedavi sürecinde, terapistin çocukla kurduğu sevgi ve güven ilişkisinin katkısı oldukça önemlidir. Çocuk ve terapist ancak güvene dayalı ilişki ortamında, çocuğun kaygısının azaltılması, kendilik değerinin yükseltilmesi ve çocuğun kendini güvende hissetmesi sorunun aşılmasında etkilidir.

***

Ailenin çocuğu olduğu gibi kabul etmesi, anne babanın çocuğuyla, onun utanç duygusunu ve korkularını anladıklarını anlatan, güven verici, destekleyici yaklaşımları, evde çocuğa sağlanan güven ve sevgi ortamı, çocuğun sevdiği, kendini iyi hissettiği sosyal aktivite ve etkinliklere katılımı tedavi sürecini olumlu yönde etkilemekte ve çocuğu konuşmadığı için cezalandırma ya da konuştuğu için ödüllendirme yöntemi önerilmemektedir.

***

SON SÖZ

Çocuğun konuşması için zorlama yapılmaması, kaygısını düşürme, iyi hissettirme, kendini güvende hissetmesini sağlama yönünde yaklaşımlar sergilenmesi önerilmektedir.