MİNİK MAHRA’NIN ÖĞRETMENİ KONUŞTU

Antalya’nın Serik ilçesinde köpekten kaçarken yola çıkan ve kamyonun çarpmasıyla ağır yaralanıp, 23 gün sonra hayatını kaybeden Mahra’nın öğretmeni, öğrencisini anlattı. Öğretmen Erdal Özdemir, “Mahra, 'Örnek öğrenci nasıl olur?’ diye soru sorulsa kesinlikle gösterilecek bir öğrenciydi. Konuşmaları, hareketleri, çalışkanlığı ve kişiliği ile dört dörtlük bir öğrenciydi” dedi.

Olay, Serik ilçesine bağlı Belek Mahallesi’nde 5 Mart Cumartesi günü sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bahçeye inmek için evden dışarı çıkan 9 yaşındaki Mahra Melin Pınar, boş bir araziye geldiğinde başıboş köpeklerin kendini kovaladığını görünce yola fırladı. O esnada İrfan Yayla’nın kullandığı 07 YBJ 06 plakalı kamyonun tekerleği, Mahra’nın sağ bacağının üstünden geçti. Olayı fark eden kamyon şoförü araçtan indi ve yaralanan küçük kızın yanına gitti. Çevredekilerin yardımıyla sağlık ve polis ekiplerine haber verildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından, yaralı küçük kız ambulansla Antalya’ya sevk edildi.

TÜRKİYE’Yİ AĞLATTI

Hastaneye sevkinden kısa bir süre sonra bacağı kesilen ve 23 gün yoğun bakım ünitesinde tedavisi süren Mahra, Pazartesi günü doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti. Doktorların Mahra’yı kurtarmak için 45 dakika kalp masajı yaptığı da öğrenildi. Küçük kız, Belek Mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilmişti. Anne, baba ve erkek kardeşinin ise son kez tabutu öpmesi tüm Türkiye’yi gözyaşına boğmuştu.

BÜYÜK ÜZÜNTÜ YAŞAYAN ARKADAŞLARI OKULA GELEMEDİ

Mahra, Belek Mahallesi'nde bulunan Belek Limak İlk-Ortaokulu’nda 4-B sınıfı öğrencisiydi. Mahra’nın ölümün ardından büyük üzüntü yaşayan arkadaşları ise önceki gün kendi aralarında ailelerin de desteği ile karar alıp okula gitmeyerek, sıraları boş bıraktı.

“KONUŞMALARI, HAREKETLERİ, ÇALIŞKANLIĞI VE KİŞİLİĞİ İLE DÖRT DÖRTLÜK BİR ÖĞRENCİYDİ”

Mahra'yı örnek bir öğrenci olarak tanımlayan Özdemir, “Mahra, 'Örnek öğrenci nasıl olur?' diye soru sorulsa kesinlikle gösterilecek bir öğrenciydi. Konuşmaları, hareketleri, çalışkanlığı ve kişiliği ile dört dörtlük bir öğrenciydi. Anne baba faktörü, aldığı eğitim ve aile terbiyesi kendi kişiliği o kadar bütünleşmişti ki benim her seferinde örnek öğrenci olarak göstereceğim öğrencilerin en başında geliyordu. Acı haberi alınca aileler kendi aralarında bir karar alarak çocukları okula göndermedi” dedi.

İHA