KİM, KİMİ ADAY GÖSTERİYOR?

Aaa sıkıldım ama. Ben bu kadar karmaşık hesapların yapıldığı bir Cumhurbaşkanlığı seçimi daha görmedim. Kim, kimin Cumhurbaşkanı adayı; kimin eli kimin oyunda belli değil vallahi. Seçimler planlanan tarihe yapılırsa şunun şurasında 2 aydan biraz fazla kaldı. Ama daha düne kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dışında başka bir aday yoktu. Ben bu yazıyı yazdığımda toplantı halinde olan 5’li masa inşallah bir aday belirlemiş olacak. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanmış olacak belki de. 

Peki, masayı deviren Akşener ne yapacak kimi aday gösterecek. Bu belli değil. Gerçi medyatik ceza avukatımız Erşan Şen katıldığı bir televizyon programında “Bu görevi yapacak kabiliyette olduğuma inanıyorum. Herkesten de iyi yaparım. Yeter ki millet teveccüh göstersin. Sayın Meral Akşener’den ve İYİ Parti’den böyle bir teklif gelirse elbette seve seve kabul ederim" demiş.

Vallahi bu durumda ben de adayım. Cumhurbaşkanında aranılan tüm şartlara sahibim. Gencim delikanlıyım siyaseti çok iyi bilirim. Belki Akşener bu satırları okurda beni de aday gösterir. Aman yanlış anlaşılmasın. Şimdi birileri çıkar da, “bizim adayımız Erdal Güven “ der. Sonra ayıkla pirincin taşını… Bir kere ben masayı dağıtan Akşener’le yol yürümem. Daha önceden de yazdım Sayın Akşener’in siyasi yolculuğu bu tür vefasızlıklarla dolu. 

Neyse şaka bir yana, 2 ay sonra seçim sandığı ortaya konulacak. Hem ülkeyi 5 yıl boyunca yönetecek Cumhurbaşkanı seçilecek; hem de 28. Dönem milletvekilleri…  Peki, önümüzdeki 5 yıl için bizi yönetmeye talip Cumhurbaşkanı adayları kim. Biz kimi neye göre seçeceğiz. İYİ Parti lideri seçmeni koyun yerine koyduğu için kimi aday gösterirse onu seçeceğimizi zannediyor. 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı çok önemi yetkilere sahip, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile ülkeyi tek başına yönetebilecek kudrette bir yöneticiden bahsediyoruz. Ve bu kudretli yöneticiyi biz vereceğimiz oylarla seçeceğiz. Ama daha kime bu kudreti bahşedeceğiz onu tanımıyoruz. Kapalı kapılar arkasında bir sürü isim dolaşıyor. Vatan haini Feto bile bazı siyasi kimlikler üzerinden masaya aday ismi koyuyor. 

Yaşım gereği Cemal Gürsel’den buyana 9 Cumhurbaşkanı yönetimini gördüm. Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan dönemlerine ise gazeteci olarak yakından tanıklık ettim. Ama hiçbir dönem bu kadar değişik kimliğin Cumhurbaşkanı aday adayı olmaya çalıştığı bir ortam görmedim. Eskiden TRT Genel Müdür seçimlerinde istenilen kritere sahip herkes aday olabilirdi. Bu adaylar arasından RTÜK 3 aday belirler sonrasında da Cumhurbaşkanı bu 3 adaydan birini TRT Genel müdür olarak atardı. Adaylık serbest seçilsin seçilmesin maksat alem Genel Müdür adayı görsün diye aday olurdu. 

Ben de bir dönem millet aday adayı görsün dercesine aday olmuşluğum vardır. Hatta bazı uyanıklar önce TRT Genel Müdürlüğü’ne aday olur sonrasında da TRT Genel Müdür Adayı diye kart bastırıp TRT’de iş takip etmeye çalışırdı. Son günlerde yaşanan Cumhurbaşkanı aday adayı bolluğu nedense bana eski TRT Genel Müdürlüğü seçimlerini hatırlattı. 

Herkes Cumhurbaşkanı adayı. Siyasi partiler veya altılı masa adaylarını açıklamadıkça bu aday borsası daha da artıyor. Ortaya çıkan sözde adaylar isimleri medyatik olsun diye kesenin ağızını açıyorlar. Bu da birçok gazeteci müsveddesi için yeni gelir kapısı oluşturdu. Kim paranın kokusunu alırsa başlıyor yazmaya. “Arkadaş yazacak bir sütun bulmuş ya salladıkça sallıyor. Öyle karmakarışık yazıyor ki, yazdığı saçmalıklardan bir tanesi tutacak olsa hemen başlıyor “ Ben size demedim mi”? 

Arkadaşlar siyaset ciddi bir iştir. Sosyolojik okuma yapmadan siyaseti yorumlayamazsınız. Eski subayların politika tartıştığı TV programlarından siyaseti takip etmeye çalışıyorsanız vay geldi ülkenin başına. Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sisteminde Cumhurbaşkanı teknokrat olamaz, mutlaka siyasetçi olmalı. Siyaseten elini taşın altına koymalı. Parlamentoyu çok iyi bilmeli. Yani en azından bir dönem milletvekilliği yapmalı. Yani lafın kısası. Türkiye’de mevcut siyasi sistem içinde tüm parti Genel Başkanları aday olabilir. Bence Kemal Kılıçdaroğlu da aday olmalı Meral Akşener de Haydar Baş’ın oğlu da olmalı Gültekin Uysal da. Yoksa bir köşede sırasının gelmesini bekleyen belediye başkanları emekli bürokratlar askerler hatta siyasi parti lideri olmayan eski Cumhurbaşkanları bile aday olamaz. 

Bu kadar kudretli bir Cumhurbaşkanlığına talip olan adayın da biraz bu kudreti hak etmesi. 

MUHALEFET’İN AFETE VERDİĞİ ÖNEM BU KADAR

Asrın felaketinin üzerinden tam bir ay geçti. Binlerce canımızı kaybettik Devlet tüm gücüyle yaraları sarmaya çalışıyor. Ama muhalefet bir anda felaketi unuttu. Gündemlerine seçimleri aldılar. Çok ayıp ediyorlar. Ortada kaldırılması gereken çok büyük bir enkaz varken halkın yanında yer almaları gerekirken hepsi bir anda Ankara’da sırça köşklerinde siyaset konuşuyorlar. İnsancıklar deprem bölgesinde canlarıyla mallarıyla sınav verirken onlar kimin aday olacağını tartışıyorlar. Özellikle  Akşener’i kontrolü altına alan hırsı onun siyasal geleceğini de etkisi altına almış durumda. Masayı dağıttıktan sonra ne yapacağını şaşıran Akşener yeniden masaya dönmenin yollarını arıyor. Günün sonunda masayı dağıtmasının seçmende yarattığı şokun etkisini azaltıp suçu eski ortaklarına atmaya çalışıyor. Ancak şu unutulmamalıdır ki bu tür senaryolar 90’lı yıllarda kaldı. Bence Akşener süratle deprem bölgesine gitmeli ve bu krizli günleri bölgede depremzedelerle beraber atlatmalı.

Depremzedeler inanın Akşener’e en doğru yolu gösterirler…

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Muharrem İnce “belki Akşener beni aday gösterir “diye Ümit Özdağ ile kurduğu ittifakı dağıtmış. Tam 90’lı dönemlerin kaypaklığı. İktidara giden yolda “her şey mübah” diye düşünmüş olacak.  Ama unutulmamalı ki Türk halkı her şeyi not alırı ve günü geldiğinde hesabını sorar.