2 İLÇEDE 4 NOKTADA YANGIN SÜRÜYOR

Antalya'nın Manavgat ilçesindeki orman yangınlarında 8'inci güne girildi. Alevler, ilçenin batısındaki Demirciler Mahallesi'nde, doğusunda ise Gülendağı mevkisinde sürüyor. Gündoğmuş Çayırucu'ndaki yangını kontrol altına alma çalışmaları devam ederken, ikinci yangın ise ilçenin güneybatısında Alara Çayı'nın Alanya tarafından kuzeybatıya gelme riski taşıyor. 4 ilçede 48 mahalleyi etkileyen yangını söndürmek için 6 bin 524 kişilik personel görev yapıyor. Yangından doğrudan etkilenen 670 kişiden 654'ü ise tedavileri hastanelerde yapılarak taburcu edildi.

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 28 Temmuz günü saat 12.05'te 4 farklı noktada başlayan orman yangınlarında 8'inci güne girildi. Manavgat'a sınır ilçeler Akseki, Gündoğmuş ve Alanya'nın bazı mahallelerine de sıçrayan yangında, 7 kişi yaşamını yitirdi. İlk yangınlardan birini ilçe merkezinde başlatan C.Y. (16), Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında 'kasten orman yakmak' suçundan tutuklandı. C.Y.'nin Manavgat'ın Kavaklı Mahallesi ve Sarılar Mahallesi'ni etkileyen ve bir odun deposu, bir marangoz atölyesi, bazı evlerle birlikte ormanlık alanın zarar gördüğü yangını başlattığı tespit edildi.

2 İLÇEDE YANGIN SÜRÜYOR

Antalya'da 28 Temmuz'dan bugüne kadar 19 noktada yangın başladığı, 14'ünün kontrol altına alındı. Manavgat yangını ilçenin batısında Demirciler Mahallesi'nde, doğusunda ise Gülendağı mevkiinde sürüyor. Gündoğmuş Çayırucu'ndaki yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor. İlçenin güneybatısında yangın, Alara Çayı'nın Alanya tarafından kuzey batıya gelme riski taşıyor. Bu sabah erken saatlerden itibaren helikopter ve uçaklarla bölgedeki söndürme çalışmaları yeniden hızlandı.

YILKI ATLARI TEHLİKEDE

Manavgat yangını dün ilçenin kuzeybatısında Beydiğin, Sırtköy, Çardak ve Kızıldağ mahallelerinde devam ederek yapımı devam eden Antalya- Konya Karayolu Demirkapı tüneli bölgesini aşarak İbradı ilçesine bağlı Eynif Ovası'na doğru ilerledi. Yangın nedeniyle Eynif Ovası'nın dağlık kesiminde bulunan yaklaşık 50 sürü olduğu belirtilen yabani yılkı atlarının yaşam alanlarının da tehdit altında olduğu belirtildi. Yetkililer, yılkı atlarının yabani olduğunu, bölgede dağınık bir şekilde yaşadıklarını belirterek, yangının ulaştığı alana coğrafi şartlar nedeniyle girilecek yol olmadığını kaydetti.

8 UÇAK 30 HELİKOPTERLE MÜDAHALE

Bölgede 6 bin 524 personel, 8 uçak, 2 İHA, 30 helikopter, 456 arazöz, 426 iş makinesi ve 172 itfaiye aracıyla toplamda 1841 araç yangınlara müdahale ediyor. Yangında Antalya'da 48 mahalle doğrudan etkilendi, tamamen boşaltılan mahalle sayısı 31, kısmen zarar gören de 17 mahalle bulunuyor. Yangından doğrudan etkilenen 670 kişiden 654'ü tedavileri hastanelerde yapılarak taburcu edildi, 9'unun da hastanede tedavisi sürüyor. Akseki, Alanya ve Manavgat'ta toplamda 6 bin bağımsız binada tespit yapıldı ve 1071'i konut, diğerleri ticarethane, ahır ve diğer müştemilatlar olmak üzere toplam 1960 birimde hasar, acil yıkılacak yapı tespitleri yapıldı.

3 BAKAN BÖLGEDE

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da bölgedeki söndürme çalışmalarını koordine ediyor. Çavuşoğlu, koordinasyon merkezinde bulunurken, Kurum ve Karaismailoğlu, yangından etkilenen köylerde vatandaşı ziyaret ediyor, taleplerini dinliyor. Bakan Kurum, bugün, Şişeler, Evrenler Yavşı, Yukarı Işıklar, Salur, Sırtköy ve Sevinçköy'de incelemelerde bulunacak. Bakan Karaismailoğlu ise İbradı'daki yol şantiyesini ziyaret edip Manavgat'ın Yaylaalan, Tilkiler ve Sevinçköy mahallerini ziyaret edecek.

MİLLETVEKİLLERİ YANGIN SAHASINDA

Antalya'nın Manavgat ilçesinde orman yangının başladığı 28 Temmuz'dan itibaren bütün Antalya milletvekilleri sahada çalışmalara katılıyor ve yangın alanlarında gelişmeleri anlık takip ediyor. AK Parti milletvekilleri Mustafa Köse, Kemal Çelik, İbrahim Aydın, Tuba Vural Çokal, Atay Uslu ve Sena Nur Çelik; CHP milletvekilleri Çetin Osman Budak, Cavit Arı, Aydın Özer ve Rafet Zeybek; İYİ Parti milletvekilleri Hasan Subaşı ve Feridun Bahşi; MHP milletvekili Abdurrahman Başkan, 'afet bölgesi' ilan edilen alanlarda yangından zarar gören vatandaşların dertlerini dinleyip taleplerini yerine getirmeye çalıştı.

ALEVLERE HORTUMLA SU SIKTI

AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, yangının ilk anlarından itibaren geldiği yangın bölgesinde Manavgat, Akseki, Gündoğmuş ve Alanya arasında mekik dokudu. Köse, dün de alevlerin yükseldiği Manavgat'ın Kızıldağ ve Demirciler mahalleleri arasındaki alanda yangın söndürme çalışmalarına bizzat katıldı. Orman işçilerine yardım eden ve hortumla alevlere su sıkan Köse, tampon bölge oluşturmaya çalışan köylülerin tırmıklı müdahalesine de yardım etti. Köse, yangının başladığı 28 Temmuz'dan bu yana bölgedeki ilçeler ve köyler arasında 7 günde yaklaşık 4 bin kilometre yol katetti.

HELİKOPTERDEN YÖNLENDİRDİ

Manavgat doğumlu, orman mühendisi olan ve Türkiye'nin çeşitli illerinde orman müdürlüğü yapan AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın ise yangın söndürme çalışmalarının sevk ve idare bölümünde yer aldı. Helikoptere binip havadan alanları inceleyen ve ekipleri yönlendiren Andın, "30 yıllık mesleki tecrübemi Antalya'mızda ve Manavgat'ımızda devam eden orman yangınlarının kontrol altına alınıp söndürülmesi için kullanıyoruz. Yangını havadan sevk ve idare ediyoruz" dedi.

YANGINZEDELERE PSİKOLOJİK DESTEK

Manavgat'ta sekiz gündür devam eden orman yangınlarında 52 mahalle yangına maruz kaldı. 3 bine yakın ev yanarken, İl Sağlık Müdürlüğü Psiko Sosyal Destek Merkezi doktorları, sahada yangına maruz kalmış vatandaşlara psikolojik destek vermeye başladı. Uzmanlar, yangınzedelerin uyku problemleri, kabuslar, aynı anı tekrar tekrar yaşama, küçük çocuklarda altını ıslatma ya da sosyal izolasyon gibi psikolojik sorunlar yaşayabileceğine dikkati çekti.

Manavgat'ın hem doğusu hem de batısında devam eden yangınlarda, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı pandemi sürecinde vatandaşa psikolojik desteklerin sağlandığı Psiko Sosyal Destek Merkezi yangın bölgesindeki vatandaşlar için de çalışma başlattı. Sağlık Müdürlüğü'nün diğer doktor ve sağlık personelinden oluşan ekipleri de ayrıca evlerinde ilaçları da yananlar ile şeker, tansiyon gibi hastalıkları olanlara yerinde müdahaleler ve ilaç temin konularında ekipleriyle yangının yaşandığı mahalleleri dolaşıyor.

600 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ

Yangında Demirciler Mahallesi'nde sağlık ekiplerinin çalışmalarına katılan Antalya Sağlık Müdürü Dr. Ünal Hülür, Manavgat'ta 52 kadar mahallenin yangından etkilendiğini belirterek, "Bu mahallerden toplamda yangına maruz kalan vatandaşlarımız hızlı bir şekilde hastanelerimize getirildi. Toplam il genelinde 600'e yakın yangından etkilenen vatandaşımız oldu, hastanede tedavisine devam edilen 10 vatandaşımız var. Maalesef olay yerinde 7 vefat gerçekleşti. Hızlıca bu bölgelere 112 UMKE ekipleriyle tansiyon, şeker gibi şikayetlere göre birinci aşamada o ekipleri çıkardık" dedi.

HİJYEN, TEMİZ SU VE BESLENME ÇOK ÖNEMLİ

Dr. Hülür, ayrıca içinde hekim ve sağlık personeli olan ekiplerin de çıkarıldığı ve ayrıca psikolojik ve psiko sosyal destek ekiplerinin de Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile yerinde hizmet vermek amacıyla psikologlarla saha olduklarını söyledi. Yangından etkilenen vatandaşlarla birebir, onları dinleyerek kayıtlar alındığını belirten Hülür, çevre ve halk sağlığı hizmetlerinin de bu bölgelerde önemli olduğunu, vatandaşın bundan sonraki süreçte hijyen, temiz suya kavuşması ve gıda açısından beslenme durumunun son derece önemli olduğunu açıkladı.

YANIK KREMİ VE GÖZ DAMLASI DAĞITILIYOR

İlgili tüm hekimler ve sağlık personelleriyle sahada olduklarını kaydeden Dr. Ünal Hülür, "Sorunları muhtarlarla da görüşüyoruz. İlaçlar veriliyor, tedavi olacaklar hızlıca hastanelere götürülüyor. Çok şükür ağır ve hayati tehlikesi olan yok. 600'e yakın vatandaşımız dumana maruz kaldığı etki nedeniyle 1- 2 saat kadar oksijen tedavisi aldı, 30-40 kadar hastamızda da bir ve ikinci derece yanıklar vardı. İlk tedavileri hastanelerde yapıldı ve sonra da telefonlarla bu hastalarımız aranarak ihtiyacı var mı soruluyor. Arazide bol miktarda göz damlası ve yanık kremi dağıtıyoruz" dedi.

GEREKİRSE HASTANEDE PSİKOLOJİK TEDAVİ

Vatandaşta bir moral bozukluğu olduğuna da dikkat çeken Dr. Ünal Hülür, "Daha çok zararlarının giderilmesi talebi var. Yıllardır yaşadıkları evlerini kaybetmişler. Bu mal kayıplarının karşılanması noktasında da devletimiz tüm birimleriyle sahada ve devletin bu yakınlığını gördükçe bu moral bozukluğunun da hızlıca aşılacağını düşünüyoruz. İlk kontroller yapılıyor ve formlar dolduruluyor ki destek sürecimiz bugünkü ziyaretlerle kalmayacak. Rüya, kabus görme gibi olaylar devam ederse hastaneye yatırılarak tedavisi yapılabilir" diye konuştu.

HANGİ PSİKOLOJİK SORUNLARI YAŞAYABİLİRLER

Demirciler Mahallesi'ndeki yangını yaşayan insanlarla bir araya gelen psikolog Caner Karabacak ve sosyal hizmet uzmanı Fatmagül Ertuğrul, kabusların dışında iştah kaybı, sürekli ağlama gibi yaşayabilecekleri psikolojik sorunlarla ilgili bilgi verdi.

Fatmagül Ertuğrul, "Afetin durumuna ve ne kadar etkilendiğine göre değişir. Eğer kişiler çok etkilendilerse ve daha önce de baş etme mekanizması yoksa o zaman uyku problemleri, kabuslar, aynı anı tekrar tekrar yaşama, küçük çocuklarda altını ıslatma ya da sosyal izolasyon dediğimiz dışarıya çıkamama, insanlarla iletişim kurmama, o alana girememe gibi bazı durumlar söz konusu olur. Erken fark edilirse gerekli müdahaleler yapılır, fark edilmezse ileri boyutta belki travma sonrası stres bozukluğu dediğimiz ilaçla terapiyle ilgili durumlar söz konusu olabilir" dedi.

Pandemi döneminde kurulan Psiko Sosyal Destek Merkezi'ni anımsatan Caner Karabacak ise şunları söyledi:

"Yangındaki afette tekrardan aktive ettik ve sağlık müdürlüğümüzün psiko sosyal destek hattı var. Sahada ekiplerimiz bir yandan tarama yaparken, bir yandan da acil durum gelişirse psiko sosyal destek hat numaramızı paylaşıyor. Psikoloğumuz, sosyal hizmet uzmanı, çocuk gelişim uzmanı, psikiyatri hekimlerimiz de var, bizlere destek çıkıyor. Sahada var gücümüzle vatandaşımızın yanındayız"

YANAN ORMANLAR UÇAKTAKİ YOLCU TARAFINDAN GÖRÜNTÜLENDİ

Antalya'da 8'inci gününde devam eden orman yangınını söndürme çalışmaları sürerken, zarar gören alanlar, kente havayolu ile gelen bir yolcunun cep telefonu kamerasına yansıdı. Uçağın Antalya Havalimanı inişi için pilotunun yolcuları emniyet kemeri takması yönünde uyarı yaptığı andan itibaren görülmeye başlanan dumanlar, Antalya'nın doğu ilçelerinde gökyüzünü sardı. Uçaktaki yolcunun telefon kamerasıyla kaydettiği görüntülerde, yanan alanların genişliği yürek sızlattı. Görüntülerde söndürme çalışmalarının devam ettiği bölgeler ile alevlerin yükseldiği ormanların görüntüleri de yer aldı.

KURTARILAN HAYVANLAR TEDAVİ EDİLİYOR

Antalya'da ilk olarak Manavgat'ta başlayan ve Akseki, İbradı, Gündoğmuş, Alanya ilçelerine sıçrayan ve devam eden yangında ekipler, bölgeden çok sayıda büyükbaş, küçükbaş ve yaban hayvanını da kurtarıp, korunaklı bölgelere taşıyor. Yaralı olanların tedavi ve kontrolleri yapılıyor.

Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı'na bağlı ekiplerin Manavgat yangınının başladığı günden itibaren bölgelerde oluşturduğu hayvanları kurtarma timleri tarafından bugüne kadar sadece Manavgat'ta 2 bin 500'e yakın büyükbaş ve küçükbaş kurtarıldı. Ayrıca bölgede çok sayıda köpek, kedi, tavşan, kaplumbağa, tavuk, ördek, eşek, katırdan kurtarılanlar da korunaklı bölgelere nakledildi.

Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Seda Özel, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve ilçe belediyeleriyle birlikte Manavgat'taki sokak hayvanları barınağının boşaltıldığını, merkeze nakledildiğini söyledi. Manavgat'taki barınağın boşaltıldıktan sonra korunması gereken hayvanların buraya getirildiğini anlatan Özel, Hayvanat Bahçesi'nden yaban hayatı uzmanı veteriner hekimlerle Antalya ve diğer illerin belediyelerinden gelen veteriner hekimlerin birlikte hareket ettiğini açıkladı.

Bugüne kadar Manavgat'ta 2 bin 160 küçükbaş, 112 inek, Gündoğmuş'ta 1000'e yakın küçükbaş ve 80 civarı ineğin kurtarılarak, güvenli bölgelere taşındığını; bakım ve yarası, yanığı olanların tedavilerinin devam ettiğini anlatan Seda Özel, Alanya'da ise dün 9 eşek, 5 katır, ağaçlara bağlı kalmış 13 çoban köpeğin kurtarıldığını kaydetti. Özel ayrıca çok sayıda kaplumbağa, tavşan, yaban kuşu gibi hayvanlar da bulunduğu ve tedavilerinin yapıldığını dile getirdi.

Bölgedeki köylere yem ve saman dağıtımı yapıldığını da dile getiren Özel, "Bölgedeki zarar gören meyve bahçelerinin yanı sıra bölgede defne önemli bir geçim kaynağı. Zarar görmüş defne ağaçları, zeytin, keçiboynuzu, nar ve turunçgil ağaçlarıyla ilgili de yine çalışmalarımız olacak. Çiftçilerimize acil olarak yem desteğinde bulunuluyor" diye konuştu.

TAHLİYE KARARINA RAĞMEN KÖYLERİNİ TERK ETMİYORLAR

Antalya'da yıllar önce köylerine yapılmak istenen HES'e karşı verdikleri mücadeleyle HES yapımını iptal ettiren Ahmetler halkı, bu kez yangına karşı tek yürek oldu. Ahmetlerliler, tahliye kararı verilmesine rağmen köylerini kurtarmak için kadınlı erkekli tırmıklarla ve kendi imkanlarıyla yaptıkları itfaiye aracı benzeri 3 araçla yangınla köy arasında tampon bölge oluşturmak için günlerdir gece gündüz çalışıyor. Kırsal alandaki Ahmetler'de yaşayanlara, Manavgat ve merkez halkı da 'Tırmığını al da gel' kampanyası kapsamında destek veriyor. Köylü kadınların en önde olduğu mücadelede, orman ile köy arasında tampon bölge oluşturulmak için 40-50 metre genişliğindeki alan tırmıklarla temizlenmeye çalışılıyor.

'AHMETLER DÜŞERSE TOROSLAR DÜŞER'

Köyde sergilenen örnek mücadeleyi anlatan Mustafa Koç, Ahmetler ve Murtiçi yangınında son durumu NASA haritasından da takip ettiklerini belirterek, "Haritada 1 numaralı yangın Ahmetler tarafında, 2 numaralı yangın da Akseki Murtiçi'nde. Düne göre çok iyi sayılır. 1 numaralı bölgeyi köylüler gece gündüz kontrol ediyor ve söndürmeye çalışıyor. 2 numaralı yangın ise Zirveyi aşıp bu tarafa geçerse Ahmetler ve Kanyon bölgesi için büyük sorun yaratabilir. Hava desteğiyle 2 numaralı bölge susturulmalı. Aksekili dostlarımızdan biraz daha gayret bekliyoruz. Ahmetler'i yalnız bırakmayalım. Ahmetler düşerse Toroslar düşer" dedi.

'YENİLİRSEK YAZIK OLACAK'

Köylülerin ve itfaiye ekiplerinin sabaha kadar nöbet tutup, çalıştığını anlatan Koç, "Bu bölgede kontrollü bir yangın var. Köylüler kadın-erkek yine cepheye koştu. Şimdi en büyük tehlike Güğlen'in ardında Akseki ve Murtiçi tarafında. Bu yangın Doğruyolbaşı denen zirveden bu tarafa aşarsa Ahmetler'in emeklerine yazık olur çünkü bu yangın Kanyonu ve Ahmetler'i yeniden tehdit edecek. Bütün ağırlık buraya verilmeli. Akşam üzeri Güğlen'deki yangın alanında bir inceleme gezisi yaptık. Gece boyu kritik noktalarda nöbetçiler var. Burada zaten herkes çok az uyuyor. Biz de öyle. Yangın, Akseki Murtiçi ve Güçlüköy'e ulaşmak için inat etse de bunca mücadeleden sonra yenilirsek yazık olacak" diye konuştu.

KÖYLÜNÜN TIRMIKLI YANGIN TİMLERİ

Köylülerin kadınlı erkekli yangın timlerinin bölgede günlerdir büyük mücadele verdiğini anlatan Mustafa Koç, "Gece gündüz uğraşarak hem kendimizi hem köyümüzü hem de Güğlen dağını kurtardık sayılır. Yardıma gelenlerden Allah razı olsun. İtfaiye ekiplerine ne kadar teşekkür etsek az. Onlar da çok mücadele etti, inşallah diğer yerlerde kimseye bir şey olmadan söner. Yangın söndürme çalışmalarına en büyük desteği itfaiye veriyor. Fedakar köylülerin insan üstü çabası dışında bir şeyler yapılmalı. Bu köylü Ahmetler'i yanmaktan kurtarır. Ancak kitlesel bir destekle ormanları da kurtarabiliriz. Güğlen'de yol boyunca tampon bölge çalışmaları yapılırsa Alanya'ya kadar devam etme ihtimali olan büyük yangını önleyebiliriz. Köylülere tırmık ağaç motoru, uzun hortumlu su tankları versinler, bu yangın önlenir" dedi.

KENDİ İTFAİYE ARAÇLARINI YAPTILAR

Mücadelenin en güçlü silahının, tırmıklar ve 'Ahmetler itfaiyesi' olarak adlandırdıkları araçlar olduğunu kaydeden köylüler, kendi olanaklarıyla traktörlere bağlı su tankerlerinin olduğu, 'Ahmetler itfaiyesi' adını verdikleri 3 araç yaptıklarını ve söndürme işlemlerinde çok işe yaradığını kaydetti.

TARİHİ MEZARLAR DA HASAR GÖRDÜ

Antalya'nın Gündoğmuş ilçesindeki orman yangınlarını söndürme çalışmaları, hem havadan hem karadan müdahale ile sürüyor. Ekipler ve mahalleli, yangınları söndürmek için yoğun çaba sarf ediyor. Gündoğmuş'ta yer alan Senir Mahallesi, yangınlardan etkilenirken, 800 yıllık tarihi mezarlar da hasar gördü. Selçuklu Devleti'nin Senir Uç Beyliği'nin yaşadığı bölge olan mahalle, daha sonra Osmanlı Devleti'ne de ev sahipliği yaptı. Mahallenin mezarlığında Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma mezarlar da yer alıyor. Mezarların üzerindeki otlar yanarken, mezar taşları da karardı.

'HİÇ MEZAR KALMADI'

Mahalleliden Mehmet Dinçer, "Burada 1299 yılından kalma mezar da var ancak yangından dolayı hepsi zarar gördü. Bu mezarlık 800 yıllık. Burası Selçuklu, Osmanlı dönemlerinin yanı sıra mahalle sakinlerinin de defnedildiği bir mezarlık. Kabir taşlarından belli oluyor zaten, tamamen o dönemin izlerini taşıyor. Yangından dolayı burada hiç mezar kalmadı, hepsi zarar gördü" diye konuştu.

'TARİHİN YANMAMASI İÇİN ÇABA HARCADIK AMA OLMADI'

Senir Mahallesi'nde doğup büyüyen Hüseyin İnan da "Köyümüz yaklaşık 800 yıllık tarihe sahip. Bizim köyümüzde 800 yıldan daha eski mezarlar var. Biz tarihin yanmaması için çaba harcadık ama olmadı. Maalesef yangınla beraber tarihimiz yok oldu. Burada Senir Beyliği yaşamış, çevrede yer alan köylerin kuruluşunun tamamı buradan çıkıyor. Beylikten sonra burada bulunan köyler var olmuş" dedi. 

'EVLERİMİZİN YANMASINA BU KADAR ÜZÜLMEDİK'

Senir beylerinden Hacı Ömer Bey'in torunu olduğunu belirten Ahmet Tahir Özkan ise "Köyümüzün tarihi bildiğimiz kadar 800 yıllık. Burada 700 yıldan daha eski mezar taşları olduğunu gördük. Evlerimizin yandığına bu kadar içimiz acımadı ama tarihimizin yanmasına çok üzüldük. Babalarımız, analarımızın mezarları yandı. Bizim köyün tarihi bildiğimiz kadar Selçuklular ile başlar. Benim ailem, Senir beylerinden, dedelerimiz. Bazı noktalarda sadece taş dikili olan mezarlar var. Biz o zaman bir savaş ya da salgın hastalıktan dolayı ölenlerin toplu olarak defnedildiğini düşünüyoruz. Bazı yerlerde isimler var. 800 yıldan fazla mezarların olduğunu gördük. Orman yangınından dolayı bu köyün tarihi yandı" diye konuştu.

ALEVLER YOLUN KARŞISINDAKİ DAĞA SIÇRADI

Manavgat'ın Kızıldağ Mahallesi'nde yoğunlaşan orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürüyor. Isparta- Konya ve Antalya arasındaki ormanlık sınır üzerinde bulunan Kızıldağ'a alevlerin sirayet etmemesi için büyük mücadele veriliyordu ancak saat 14.30 sıralarında yangın, yolun karşısındaki yamaca sıçradı. İlçenin batısına doğru yayılan yangın, rüzgarın etkisi ve yoğun dumanla birlikte hızlandı. Önlenememesi durumunda Beşkonak, Demirciler ve Ankara mahalleleri ile turistik Köprülü Kanyon ve Tazı Kanyonu'na alevlerin ulaşmasından endişe ediliyor. Bölge sarp kayalık olduğu için karadan müdahale yapılamıyor.

Öte yandan Manavgat'ta 8 gündür devam eden ve söndürme çalışmalarının sürdüğü yangın nedeniyle oluşan duman, ilçe merkezinde gökyüzünde bulut şeklini alıyor. Dumanlar, kentin birçok noktasından ve farklı ilçelerinden görülürken, gün içinde güneşin görülmesine dahi engel oluyor. Akşam saatlerinde güneşin batışıyla gökyüzünde bulut şeklindeki duman turuncu görünürken, güneş ise duman nedeniyle kızıla bürünüyor.

DHA