‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ’ GÖRÜŞÜLDÜ

TBMM Genel Kurulu'nda, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin en aza indirilmesi, kuraklıkla mücadele ve su kaynaklarının verimli kullanılmasıyla ilgili TBMM Araştırma Komisyonu'nun raporu görüşüldü.

TBMM Genel Kurulu'nda, iklim değişikliğine ilişkin hazırlanan rapor görüşüldü. Siyasi partilerin temsilcileri söz alarak rapor hakkında görüşlerini dile getirdi. AK Parti Grubu adına  Araştırma Komisyonu Başkanı Veysel Eroğlu, Komisyon çalışmalarından bahsederek, emek veren herkese teşekkür etti. Eroğlu “Küresel iklim değişikliği, dünyanın en önemli meselelerinden birisi malum olduğu üzere. Bilhassa son 200 yıldan bu yana birtakım faaliyetler, sanayi faaliyetlerinin artışı dolayısıyla sera gazı dediğimiz gazlar dünyanın atmosferinde birikiyor ve neticede aynen bu gazlar sera etkisi dolayısıyla güneşten gelen ışınlar geriye yansımadığı, içerde hapsolduğu için dünyanın sıcaklığı artıyor, mesele budur. Dolayısıyla, dünyanın sıcaklığının artmasının ne gibi etkileri var?” dedi.

YAĞIŞ REJİMİNDE BÜYÜK DEĞİŞİKLİKLER

Eroğlu, “Dünyanın sıcaklığının artması, bildiğiniz gibi dünyada yağış rejiminde büyük değişikliklere sebep oluyor. Bakıyorsunuz, bazı yerlerde hortumlar, ani yağışlar meydana geliyor, hatta Türkiye'de de gördük bunu. Bir yılda yağacak yağışın 24 saatte neredeyse 3'te 1'inin yağdığını gördük. Dolayısıyla bu gibi durumlar ortaya çıktı ve dünyanın bu konuda tedbir alması gerekir diye düşünüyoruz” diyen Eroğlu, AK Parti iktidarlarının baraja verdiği öneme dikkat çekerek, “Daha önce 76 şehirde su yoktu. Biz bütün Türkiye'de, 81 ilimiz ve ilçelerin tamamında büyük bir eylem planı hazırladık, İçme Suyu Eylem Planı. 30, 40, 50 yıl sonrasının ihtiyaçlarını belirledik ve şu ana kadar 289 içme suyu tesisini tamamladık. Şu ana kadar bunlar olmasaydı çok daha büyük felaket olacaktı. 5 bin 249 tane taşkın koruma tesisiyle bir rekora imza attık” diye konuştu.

EKOLOJİK KRİZE ÇÖZÜM

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyonucu da insan faaliyetleri ve özellikle sanayileşme sonucu ortaya çıkan çevre sorunlarının, teknolojik önlemlerle ortadan kaldırılabileceği düşüncesiyle 1970'lerden bu yana sürdürülebilir kalkınma yaklaşımları ve politikalar geliştirilmeye başlandığını söyledi. Gelinen noktada, ekolojik krize çözüm bulmak açısından geliştirilen teknolojilerin yeterli gelmediğinin net olarak görüldüğünü söyleyen Kalyoncu, “Özellikle, gündemimizdeki iklim değişikliği konusunda Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris İklim Anlaşması'na rağmen iklim değişikliğinin olumsuz etkileri artmaktadır. Bunun nedeni, iklim değişikliği konusunda küresel düzeyde tutarlı bir politika izlenememesi, sürecin daha da kötüleşmesine neden olmaktadır. Dünya kaynaklarını kısıtlama olmaksızın kullanarak sanayileşmiş olan bugünkü zengin ülkeler, halen sera gazı emisyonu üretiminde şampiyon durumdadır. Gelişmekte olan ülkelerse refah düzeylerini yükseltmek için uğraşırken sera gazı salınımlarını da artırmaktadır” dedi.

DHA