HAYIR DİYEBİLMEK VE DİYEMEMEK ÜZERİNE

Hayatta en zor şeylerden biri, “hayır” diyebilmektir. Çoğu zaman insanları kırmamak, dışlanmamak ya da sevilmeye devam etmek için istemediğimiz şeylere bile “evet” deriz. Oysa ki hayır diyememek, zamanla içimizde bir yük haline gelir. Sınırlarımızı belirleyemediğimizde, istemediğimiz sorumlulukların içinde boğulur, kendi isteklerimizi arka plana atarız.

Peki, neden hayır diyemiyoruz? Çünkü çoğumuz, bir başkasının beklentilerini yerine getirdiğimizde daha değerli olacağımızı düşünüyoruz. Ailemizin, arkadaşlarımızın ya da iş yerindeki insanların bizden beklediği şeyleri yaparken, kendi isteklerimizi ve arzularımızı hep erteliyoruz. Onlar mutlu olsun diye, bizim yerimize onların önceliklerini koyuyoruz. Ama bu süreç, bizi yavaş yavaş yıpratıyor. Bir noktada, kendimize ait bir hayat yaşamadığımızı fark ediyoruz.

Hayır diyebilmek, kişisel sınırlarımızı korumanın en önemli yollarından biri. Bizi mutsuz eden şeyleri reddetmek, aslında kendimize verdiğimiz değerin bir göstergesi. Unutulmamalı ki hayır demek, bencil olmak değil, kendini korumaktır aslında. Her şeye evet dediğimizde, gerçekten istediğimiz şeylere hayır demiş oluruz. Bu noktada hayır diyebilmek, özgürlüğümüzü sahiplenmektir. Başkalarının beklentileriyle hareket etmek yerine, kendi hayatımızın kontrolünü ele almaktır.

Elbette hayır demek her zaman kolay değil. Ancak küçük adımlarla başlanabilir. Önce en basit yerden: Gerçekten istemediğimiz bir şey için nazik ama net bir şekilde hayır diyerek… Çünkü hayat, başkalarının istekleri kadar, bizim de kendi mutluluğumuzu önemsememiz gereken kısa bir yolculuktur.