HANİ
Hz. Ömer (ra) Efendimiz şöyle buyuruyor: ‘İki kişiden Allah’a (cc) sığınırım. Birisi kafirin atılganından, diğeri de Müslümanın şuursuzundan. Her ikisini de günümüzde maalesef yaşıyoruz.
***
Asrımızdaki Müslümanların kendi öz dinlerini yaşamayıp da batının kokuşmuş adetlerini yaşamalarına ne denilebilir ki? Hangi kelimelerle anlatılabilir ki? Zemzem etiketli şarap gibiler ne yazık ki.
***
‘Müslüman’ isimli, gayri müslim yaşayışlı, sözde Müslümanlardan Hz. Ömer Efendimiz bile Allah’a (cc) sığınıyor. Bu günkü İslam aleminin perişanlığı da bu gafletimizin faturası değil mi?
***
Geçmişte gazeteler kura ile beş araba vereceğim dediği zaman beş on bin kişinin bir ay müddetle merak ve heyecanla gazete almak için koşuşturduğunu görürüz.
***
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’in muhtelif yerlerinde ‘şunları yerine getirir şu yasaklardan da kaçınırsanız size Cennetimi vaat ediyorum’ diye buyurduğu halde yönünü kıbleye çevirip namazını kılan, orucunu tutan ve Allah-ü Teala’nın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçanlara pek rastlayamıyoruz.
***
Bizler gibi aciz bir insan olan gazete sahibinin vaadine bu kadar güvenip bir ay merak ve heyecanla gazete alıyoruz. O da milyonda birine veriyor.
***
Halbuki Hz. Allah istisnasız herkese Cennetine girmeyi ve cemalini görmeyi vaat ediyor. Allah-ü Teala vaadinden dönmez. O halde niçin camilere koşmuyoruz?
***
Hani Müslüman idik? Hani Hz. Allah (cc) ve Resulünü seviyorduk. Öyleyse inandığımızı ispat için Ezanı Muhammedi ile birlikte camilere koşalım şu mübarek ayın yüzü suyu hürmetine.
***
Ben zannederdim ki ‘ah’ iki harften ibaret bir kelime. Bazen bunların bir araya gelmeleri bir kadının ikiz çocuk doğurması kadar zor hatta tehlikeliymiş.
***
Farkındaysanız daktilo ile yazarken tuşlar kağıda bir tokmak gibi vurup harfler öyle doğmaktadır. Bu iki harf, anne baba evladına aşırı derece kızdığı zaman ağzından fırlar çıkar.
***
Hem anne babanın kalbini, ciğerini hem de ah edilen evladının istikbalini, dünyevi ve uhrevi istikbalini tahrip edermiş. Kuru kalpten çıkan ah çok tehlikeli ve çok korkunç.
KISSA
Sultan Genç Osman (2.Osman) padişah olunca, belki muhalefet eder, belki padişahlığı elimden alır diye kardeşini cellada teslim eder. Kardeşi Şehzade Mahmut: ‘Ben nasıl gençliğime doymadımsa sen de doymayasın’ diye ah, beddua eder. Netice malum…