GÖKYÜZÜNE AÇILAN KAPI

 Hava ulaşımı, insanlığın seyahat anlayışını kökten değiştirdi. Günler süren yolculuklar artık saatlere indi, kıtalar birbirine daha da yaklaştı.

***

Havayolları: Kıtalar ve ülkelerarası hava ulaşımı, II. Dünya Savaşı’ndan sonra hızla gelişmiştir. Bilim ve tekniğin ilerlemesi, uçak modellerinin de gelişmesini sağlamış; yolcu kapasiteleri 500’ü aşmıştır.

***

Havalimanları geliştirilmiş, gece uçuşları uygulanmaya başlanmıştır. Son model uçaklar, Avrupa-Güney Amerika arasındaki yolculuğu 3 saate kadar indirmiştir. Özellikle kitle turizminin gelişiminde "Charter" uçakları önemli bir rol oynamıştır.

***

Ancak uçakların yüksek maliyeti, gürültü ve hava kirliliğine neden olmaları tepki çekerken; hızlı, konforlu ve güvenli olmaları turistlerin ilgisini artırmıştır.

***

Ülkemizde sivil havacılık 1947’de başlamış, Türk Hava Yolları ise 1955 yılında kurulmuştur. Günümüzde bu alanda birçok özel havayolu şirketi de faaliyet göstermektedir. Turistik amaçlarla kullanılan ve her türlü uçağın iniş yapabildiği çok sayıda havaalanımız bulunmaktadır.

***

Denizyolları: 1950’lere kadar kıtalararası ulaşımın temel aracı olan denizyolları, demiryolları gibi gerileme göstermiştir. Bu durumun başlıca nedeni, hava ulaşımının gelişmesidir. Günlerce süren deniz yolculukları, uçaklarla birkaç saate inmiştir. Bu nedenle en lüks transatlantikler devre dışı kalmış veya turistik geziler için kullanılmaya başlanmıştır.

***

Turistik gezilere yönelik büyük, konforlu ve hızlı gemiler inşa edilmiştir. Bu gemilerde seyahatin keyifli geçmesi için eğlence programları, yüzme havuzları, partiler, konserler, sinema, TV, internet gibi etkinlikler düzenlenmektedir. Ayrıca limanlara uğranarak turistlerin şehirleri gezip döviz harcamalarına imkân tanıyan programlar oluşturulmaktadır.

***

Akdeniz ülkelerinden Fransa, İtalya, İspanya ve Yunanistan, deniz ulaşımına büyük önem vermektedir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz de denizyolları açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Denizlerimizin açık olması ve kıyılarımızın zengin turistik değerlere sahip olması, bu avantajı daha da güçlendirmektedir.

***

Ancak kapitülasyonlar nedeniyle Lozan Antlaşması’na kadar kabotaj hakkı (limanlarımız arasında yük ve yolcu taşımacılığının yalnızca kendi gemilerimize ait olması) tanınmamış, bu yüzden deniz ulaşımı yeterince gelişememiştir. 1 Temmuz 1926’da bu engel kaldırılarak bağımsız bir deniz ulaştırma sistemine geçilmiştir.

***

Uluslararası nitelikteki Haydarpaşa, Derince, İskenderun, İstanbul, Samsun, İzmir, Trabzon, Mersin ve Antalya limanları, deniz ulaşımının en aktif noktalarıdır.