EY VEKİLLER, HAYVANSEVERE KULAK VERİN

Hayvana şiddet olaylarının artması nedeniyle hayvanseverler “imza kampanyası” başlatmış..

1- “Hayvana şiddet suç sayılsın, bu nedenle de acilen bir yasa çıkarılsın” istiyorlar..

2- “Hayvanlara karşı kötü muamele, psikolojik-fiziksel şiddet, cinsel istismar, dövüş, zehirleme vb. gibi eylemlerin gerektiği şekilde ve sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı olmaksızın, görevini kötüye kullanan yerel yönetimler de dahil olmak üzere cezalandırılması için gereken değişiklik ivedilikle yapılsın" istiyorlar..

Toplanan imza sayısı 1.5 milyonu aşmış,  hedef 3 milyon imza..

İktidar ve muhalefet milletvekilleri, bunu OYA YANSITMAK istemez mi acaba?

***

Bu noktada “hayvan dostlarımızı” biraz konuşmamız gerek..

Biliyor musunuz?

Normalde sokakta yaşayan hiçbir kedi ve köpek insanlara saldırmaz..

“Hırlıyorsa” kendisine bir zarar verileceği korkusuna girmiştir ve kendini korumak adına yapabileceği tek koruma mekanizmasını çalıştırıyordur..

Çünkü, sokakta yaşayan hayvanların hemen hepsi de çok korkaktır..

Aç ve susuzluktan bitap düşüp, “bana yardım et” diye yaklaştığı insanlar tarafından sürekli itilip kakalanır, taş ve tekme atılır, kovalanır, bağırılır..

Sevmeyenler tarafından genellikle şiddet görür..

Önüne bir tas su ve yiyecek konmak yerine her yerden kovalanır..

Daha olmazsa, belediye aranır ve “ÖLÜM KAMPI” olan barınaklara gönderilir..

Biraz empati yapın ve bir an için kendinizi bu hayvanların yerine koyun..

Onlar da can..

Bir insan olarak SEN ne hissediyorsan, aynısını onlar da hissediyor..

Acıkıyor, susuyor, güven içinde olmak istiyor..

Tıpkı  çocuklarınız gibi ilgi, sevgi ve şefkat bekliyor..

Düşünüyor, seviniyor, üzülüyor..

Şiddet görünce de isyan ediyor..

Aç kalınca da –çaresiz- karnını doyuracağı bir şey arıyor..

İnsanlar karnını doyuracağı bir şey almasına engel olunca da hırlıyor, hatta saldırabiliyor..

Bir kez başını okşayanın, bir kap yemek ve su verenin ise kulu-kölesi oluyor..

***

Şunu asla unutmayın..

Köpek, İNSANI kendisinden daha çok SEVEN tek canlıdır..

Çok sayın vekiller, işte bu nedenle hayvanseverlerin, “hayvana şiddet önlensin kampanyası”na iyi kulak verin..

Ve bir an önce, hatta derhal..

“Hayvana şiddetin her türlüsünü önleyecek, şiddet uygulayanların canına okuyacak” harika bir yasa çıkartın..

Bunu, TBMM’nin matematiğini değiştirecek büyük bir çoğunluk bekliyor, bilesiniz..

……………………

GONG

Yıl 1999..

Askeri liseye girme sınavına müracaat için istenen belgelerden biri de “ANNE”nin vesikalık fotoğrafı..

Neden?

Anne BAŞÖRTÜLÜ ise, çocuk okula alınmayacak..

CHP zihniyetinin hakim olduğu dönemlerde, halkımız işte BU KADAR ÖZGÜR(!)dü..

…………………….

İNSANLAR VE HAYVANLAR..

Bir moda sanki..

Anne-baba çocuğunun gelişimi için kedi köpek alıyor..

Çocuk evde yazlıkta hayvanla oynuyor, hayvan bahçede-evde karnı tok güven içinde yaşıyor..

Yazlıktan dönüş başlıyor..

Hayvanı arabadan yolda indirip kaçıyorlar..

Hayvan bunu oyun sanıp peşlerinden koşuyor, koşuyor, koşuyor..

Sonra yorgun düşüp tek başına kalıyor..

Çaresiz, şaşkın, bitkin ve güvensiz..

Yemek veren yok, su veren yok, sevip oynayan yok, sığınacağı bir yer yok..

Bu şekilde terkedilmiş insanlar bile neler yapıyor, görüyorsunuz değil mi?

Koyun kendinizi o hayvanların yerine şimdi..

***

Bu arada, köpeklerini “vahşi” yetiştirenler var..

Döve döve, tekmeleye tekmeleye, duvara vura vura ve çiğ et yedirerek hayvanı adeta bir canavar haline getiriyorlar..

Sadece kendi komutlarıyla hareket eden birer robota dönüştürüyorlar..

Dövüşlere sokup kumar oynuyorlar..

Sonra?

Yaşı biraz ilerleyince, “sen artık işe yaramazsın” diyerek ya atıyorlar sokağa ya da barınağa gönderiyorlar..

İşte –genellikle- sokakta saldıran köpekler, bu tür köpekler..

Bir de çok aç bırakılan ve itilip-kakılanlar..

Bu durumda, köpeği suçlamak “vicdansızlık” olmaz mı?

***

Hayvanları suçlamak yerine, önce İNSANLIĞINIZI SORGULAYIN bence..

Biraz “insan” olmaya ne dersiniz?

……………………

TRAFİK

Trafik işaretlerine uy, sevdiklerinle huzur bul..