ESKİ SAĞLIK BAKANI KARAHAN ANLATIYOR

Gece saat 04.00 civarında arşivlerime bakarken, karşıma sağlıkta yaşadıklarım çıktı. Hastanelerin rezaletini, ilaç kuyruklarını, rehin alınmaları falan anlatmayacağım... Ben değil, 2000’li yıllarda Sağlık Bakanı söylüyor bunları…

Türkiye Büyük Millet Meclisi 20. Dönem 4.Yasama Yılı Genel Kurul Tutanakları 46. Birleşim 27.01.1999 Çarşamba TBMM Tutanağı: “Sağlık Bakanı Mustafa Güven Karahan (Balıkesir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce hepinizi saygılarımla selamlarım. Bakanlığımla ilgili çok önemli bir sorunu gündeme getirdiği için Sayın Esat Bütün'e teşekkür ederim. Değerli arkadaşlarım, ülkemizde nüfus artışıyla birlikte halkımızın sağlık konusunda bilinçlenmesi sonucu, Bakanlığımızın hizmet sunmakta olduğu hedef kitle de artmaktadır.

Artan hasta potansiyelini karşılayabilmek amacıyla mevcut sağlık kuruluşlarının günümüz koşullarına göre modernize edilmesi, kapasitenin artırılması veya yeni sağlık kuruluşlarının hizmete açılması ihtiyacı gün geçtikçe büyümektedir; ancak, hizmete yeni sunulan, yahut da kapasitesi artırılan sağlık kuruluşlarında yeterli düzeyde sağlık hizmeti verilebilmesi için gerekli insan gücü istihdamı kadrosuzluk nedeniyle yapılamamaktadır.

Bakanlığımıza bağlı sağlık kuruluşlarındaki sayısal gelişmeye bakıldığında, 1994 yılında 666 olan yataklı tedavi kurumu sayısı 1998 yılında 721'e, sağlık ocağı sayısı 4 575'ten 5 366'ya yükselmiştir. 1994 yılından bugüne kadar Bakanlığımıza kadro ihdası yapılmadığından, sağlık hizmetleri, ne yazık ki, eksik personelle sunulmaya çalışılmaktadır.

Bunun sonucunda, sağlık hizmetlerinin, tabiî ki, kalitesi düşmekte ve birçok sağlık kuruluşumuz personel yetersizliği nedeniyle atıl kapasiteyle hizmet sunmak zorunda kalmaktadır. Bugün itibarıyla sağlık personeli eksikliğinden dolayı halen ne yazık ki, yine, üzülerek söylüyorum, 865 sağlık ocağında hizmet sunulamamaktadır.

Sağlık hizmetlerinin ülkemizin her yöresinde yeterli bir şekilde sunulabilmesi için gerekli olan sağlık personeli ihtiyacını gidermek ve yetişmiş insan gücünden yararlanmak amacıyla, Bakanlığımızca hazırlanan, 35 641 kadronun Bakanlığımıza ihdasına ilişkin 190 sayılı Genel Kadro Usulü Hakkında Kânun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kânun Tasarısı halen Türkiye Büyük Millet Meclisimizin Genel Kurulunda gündemdedir.

Bu tasarının yasalaşarak kadrolarımızın Bakanlığımıza ihdası halinde, sağlık personeli eksikliği nedeniyle hizmet veremeyen sağlık kuruluşları işler hale getirilecek, yerinde ve ulaşabilir sağlık hizmeti sunulmuş olacaktır. Bu hizmetlerin sunulabilmesi için, mevcut durum itibarıyla, 3 334 uzman, 3 686 pratisyen tabip ihtiyacı bulunmakta iken, bu ihtiyacın giderilmesi amacıyla mevcut kânun tasarısında 2 500 uzman, 3 000 pratisyen tabip kadrosunun ihdası istenmiştir.

Nitekim, yakın bir gelecekte, kadrosuzluk nedeniyle, uzmanlık eğitimini bitiren araştırma görevlileri de uzman hekim olarak atanamayacaklardır. Bunun yanında, sağlık meslek liselerinden geçmiş yıllarda mezun 3 916 ebe, 21209 hemşire ve 19135 sağlık memuru olmasına karşın, kadrosuzluk nedeniyle atamalar yapılamamaktadır. Bunlara ihtiyacımız olmasına rağmen, yetişmiş, kalifiye insan gücünden de yararlanamamaktayız. Yüce Meclisin takdiriyle gündemimizin 11 inci sırasında bekleyen tasarının kânunlaşması, asla politik olarak kullanılmayacaktır. Durumu saygılarımla arz ederim.” (DSP sıralarından alkışlar)

Bugünleri yaşayanlar bilir. Bugün baktığımızda yapılan iyi şeyleri tebrik etmek insana bir şey kayıp ettirmez. Tebrik ettiniz diye de o partili olmazsınız diye düşünüyorum...

Kalın sağlıcakla...