ELMALI’YI, KİM REZİL ETTİ ACABA?

Türkiye’de sosyal medyada son iki gündür ‘#elmalıdavası’ paylaşımı ile viral olan iğrenç istismar davası tabiri caizse uyuyan bir “yılanı” da uyandırdı. İğrenç olay nedeniyle geçmişi ile tarihimize damga vuran Elmalı ilçesinin adı yerle yeksan edildi. Elmalılı Hamdi Yazır Hazretleri’nin kemikleri sızlatıldı.

Olayın asıl geçtiği yer Elmalı olmamasına rağmen mahkemenin Elmalı’da olması nedeniyle olayın adı da kamuoyuna  #elmalıdavası’ diye lanse edildi. Aslında davanın orada veya burada olmasından öte iğrençliğin yaşanması bizi ilgilendiren tarafı.

Yoksa Elmalılar “Burada olmadı”, Finikelilerde “Bu aile buralı değil” diye kendilerini aklama yoluna gitse ne olur gitmese ne olur? Önemli olan o çocukların yaşadığı travma değil mi?

SENDE LEKENİ TEMİZLE

Olayların Elmalı ile ilgili olmadığı anlatılmaya çalışılırken sonunda Elmalı’nın İyi Partili Belediye Başkanı Halil Öztürk uyanmış. Hani şu bizim ‘Noter Onaylı Aşk Skandalı’nın kahramanı Başkanı Halil Öztürk var ya işte o.

Hani şoförünün karısı Sümeyra Tilki ile yaşadığı aşkı ortaya çıktığından beri sesi soluğu çıkmayan Başkan Öztürk. Kendi ayıbı ortada dururken ahlak dersi vermeye kalkışmış. O iğrenç istismar davasının Elmalı’ya mal edilmek istenmesini fırsat bilerek sitem etmiş.

Yaşadığı AŞK SKANDALI’nın HTS kayıtları ile belgelenmesine rağmen sessiz kalan Başkan Öztürk, iğrenç olay üzerine uyanmış olmalı ki hemen harekete geçmiş. Survivor şampiyonu olan İsmail Balaban için karşılama töreni düzenleyen Öztürk, istismar davasına Elmalı’nın adının karıştırılmasını işaret ederek “Bir an önce bu saçmalıktan vazgeçin. Çünkü Elmalı davası diye bir şey yok” demiş.

Hatta demiş ki, “Elmalı davası diye sosyal medyada yayın yapamazsınız. Siz bu davanın ne olduğunu bilmeden sosyal medyada tweet’ler atarak bizim İsmail Balaban’ı karşılamamızdaki coşkuya engel olamazsınız” diye de höykürmüş.

Yetmemiş bir de  “Elmalı kadim bir şehirdir. Bu davayla Elmalı’nın adını yan yana getirmeyin… Bir başkan olarak, bu davanın Elmalı davası olarak sosyal medyada yazanlara sesleniyorum; lütfen kaldırın bu yazıyı. Dava Elmalı davası değildir. Bir istismar davasıdır. Bunun Elmalı ile hiçbir alakası yoktur. Bu davanın ne olduğunu bilin ona göre paylaşım yapın” cümleleri ile hem akıl hem de tarih dersi vermiş.

Yahu herkes olayın Elmalı ile ilgisi olmadığını öğrendi zaten sen uyanıncaya kadar. Kimse bu olayı gerekçe gösterip senin magazin şampiyonu İsmail Balaban’ı karşılamana engel olduğu falan yok.

Asıl sen herkese tarih ve ahlak dersi vereceğine kendi aşk skandalını kadim şehir Elmalı’ya nasıl yakıştırdın onun hesabını bir ver! Asıl Elmalı’nın Şehrül-Emin’i olarak sen ilçe halkına yaşattığın skandalın travmasının izlerini ve lekesini temizle.

Yoksa artık kimse çoluk çocuğunun nikahını sana kıydırmayacak. Çünkü sen nikahını kıydığın makam şoförünün karısı ile yaşadığın ilişki ortada.

ANORMALLEŞMEYELİM

Türkiye, bugünden itibaren kademeli normalleşme sürecinin üçüncü etabına geçiyor. Bu süreçle birlikte pek çok alandaki salgın sınırlamaları sona eriyor. Ama ben normalleşirken anormalleşme endişesi yaşıyorum.

Çünkü her dönemde işi abartıyor ve tehlikeyi umursamıyoruz. Bunu yakın geçmişte yaşadık ve vaka sayıları neredeyse 100 bine yaklaşacaktı!

Herkes yeni dönemi Kurban Bayramı öncesi ‘İyi bir başlangıç’ olarak nitelendiriyor. Özellikle esnaf kesimi çarşı pazarda ve hizmet sektöründe hareketlilik yaşanacağını umut ediyor.

Müzik sınırlaması gece 24.00’e çekilirken, kına, düğün gibi etkinlikler için kişi sınırlaması ve ikram yasağı kalkıyor. Öte yandan yeme-içme sektörü ise ruhsat saatlerine göre hizmet vermeye devam edecek.

Bugün hem toplu taşımada hem de şehirlerarası taşımada kısıtlama kalkacağı için hareketlilik aratacak. İşte bu nedenle de aşılı bile olsak ‘Maske, Mesafe, Temizlik, Aşı’ kuralını elden bırakmamak gerekiyor. Nedeni ise halen DELTA VARYANTI’nın yayılmaya devam etmesi.

Kafama takılan bir ise kapalı kalınan dönemde bir çok sektörde yaşanan ciro kaybının piyasaya zam olarak yansıtılmak istenmesi. Biraz çarşı pazar gezeniniz varsa ne demek istediğimi anlamıştır.

“Bugün kısıtlamalar sona eriyor, nasıl olsa hareketlilikte var, kaybımızı bari karşılayalım” diye düşünen esnaf veya hizmet sektörüne tavsiyem sakın halkı KAZIKLAMAYIN. Sonra o KAZIK döner size batar.

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere’de esnafı uyararak, “Alınan yeni kararlar esnaf ve sanatkarlarımıza nefes aldıracaktır. Eski kısıtlama günlerine geri dönmemiz için kurallara uymamız büyük önem arz etmektedir. Salgın devam ediyor. Rehavete kapılıp eski günlere dönmeyelim. Toplumun her kesiminin kurallara uyması gerekiyor” diyerek benim gibi o da endişesini dile getirip uyarıda bulunuyor.

Evet. Bende yazımın ilk girişindeki endişemi bir kez daha tekrar ediyorum ve dikkat etmezsek bedelini daha ağır öderiz. Umarım öyle olmaz ve ben endişelerimde haksız çıkarım.