1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ'NÜN AÇILIŞ TARİHİ BELLİ OLDU

Türkiye’nin alanında en önemli ulaştırma ve haberleşme odaklı etkinliği olan 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası başladı. Şurada konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “1915 Çanakkale Köprüsü’nün açılışını 18 Mart 2022’de gerçekleştirerek tüm dünyanın hizmetine sunacağız” dedi.

Ulaştırma ve Haberleşme Şurası'nın 2021 teması Lojistik, Mobilite ve Dijitalleşmeyle bugün başladı. 3 gün sürecek olan şura, Atatürk Havalimanı C Terminali Etkinlik Merkezi'nde gerçekleştirilecek. 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası sonucunda, Sektör Çalışma Grupları'nın, vizyon kurulunun ve akademik danışmanların destekleriyle ‘‘Türkiye Ulaştırma Politikası Strateji Belgesi'', ‘‘Karayolu, Denizyolu, Demiryolu, Havayolu ve Haberleşme Sektör Raporları'' ve ‘‘Lojistik, Dijitalleşme, Mobilite Vizyon Raporları'' çıktılarına ulaşılması hedefleniyor. Şuranın açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün 18 Mart 2022'de tüm dünyanın hizmetine gireceğini belirtti. Ayrıca, Millî Haberleşme Uydumuz Türksat 6A'nın montaj, entegrasyon ve testleri devam ettiğini ve uydunun üretim ve test sürecinin 2022 yılı sonunda tamamlayarak, 2023 yılı ilk çeyreği içinde de fırlatılmasını planlandığını ifade etti.

“CUMHURİYETİMİZİN 100. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜ SEMBOLİZE EDECEK”

Şuranın açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu “12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası'nda açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Asya ve Avrupa arasındaki doğu-batı koridorunda doğal bir köprü olduğu gibi, Kafkas ülkeleri ve Rusya'dan Afrika'ya uzanan kuzey güney koridorlarının da tam ortasındadır. Ülkemiz; 4 saatlik bir uçuş ile 1 milyar 650 milyon insanın yaşadığı, 38 trilyon dolar gayri safi milli hasılaya sahip ve 7 trilyon 45 milyar dolar ticaret hacim bulunan 67 ülkenin de merkezindedir. Söz konusu jeostratejik konumumuzdan hareketle, ulaşım ve iletişim stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında yeniden tanımlamak ve bu stratejileri her daim güncel tutmak Türkiye için vazgeçilmezdir. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesiyle “Siyaset demek; ülke için eser üretmek, millete hizmet etmek demektir.” 19 yıldır bu anlayışla çalışıyor, ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımlarla çehresi aydınlanan Türkiye'nin gelecek vizyonunu; Dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. Bu noktada ulaşım ve iletişim alanında ülkemizin 2002'den bu yana kat ettiği gelişmeleri kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum. Son 19 yılda ülkemizin yıllardır süren ulaşım altyapısı problemini büyük ölçüde çözdük. nice dev ulaştırma projelerini tamamladık ve hizmete açtık. 2003 yılı öncesi mevcut 6 bin 100 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 28 bin 340 kilometreye çıkardık. Otoyol uzunluğumuzu 3 bin 532 kilometreye ulaştırdık. Osmangazi Köprüsü'nün dâhil olduğu İstanbul-İzmir Otoyolu'nu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü içeren Kuzey Marmara Otoyolu'nu, Ankara-Niğde Otoyolu'nu ve Menemen Çandarlı Otoyollarını, Avrasya tünelini bitirdik. Edirne'den Şanlıurfa'ya kesintisiz otoyol bağlantısı tesis ettik. Aydın-Denizli Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu Nakkaş-Başakşehir Kesimi ve 1915 Çanakkale Köprüsü'nün de dâhil olduğu Malkara- Çanakkale otoyol yapım çalışmalarımız ise devam ediyor. 1915 Çanakkale Köprüsü, 2 bin 23 metre orta açıklık ile Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü sembolize edecek. Bu uzunluğu ile tamamlandığında ‘dünyanın en büyük' orta açıklıklı asma köprüsü unvanına sahip olacaktır. Yaklaşım viyadükleri ile beraber toplam geçiş uzunluğu ise 4 bin 608 metreye ulaşmaktadır. İki çelik kule arasındaki Köprümüz, dünyada ikiz tabliye olarak tasarlanan nadir asma köprülerden biri olma özelliğine sahip. 1915 Çanakkale Köprüsü, feribotla bekleme süresiyle ve hava durumları nedeni ile çoğu zaman saatler süren Çanakkale Boğazı'ndan geçiş süresini 6 dakikaya kadar indirecektir. 1915 Çanakkale Köprüsü'nün açılışını 18 Mart 2022'de gerçekleştirerek tüm dünyanın hizmetine sunacağız. Yeni otoyol çalışmalarımıza da devam edeceğiz. Yap-İşlet-Devret modeliyle 2023 yılına kadar toplam 6 proje ile 579 kilometre ve 2035 yılına kadar toplam 13 proje ile 3.767 kilometre daha otoyol yapımını hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bölünmüş yol ve otoyol yapımına ağırlık verdiğimiz gibi diğer yollarımızın da fiziki ve geometrik standartlarının iyileştirilmesi çalışmalarını da yoğunlaştırarak ayrıca 15 bin km daha tek yolu tamamladık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle viyadüklerle aştık. 50 kilometre olan toplam tünel uzunluğumuzu ise tam 30 katın üzerinde artırarak bin 631 kilometreye yükselttik. Tünel yapımında 2023 yılına kadar 720 km, 2035 yılına kadar 1050 km trafiğe açarak hizmet vermeyi hedefliyoruz. Yollarımızı inşa ederken akıllı ulaşım sistemlerini yaygınlaştırmak için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

BAKÜ-TİFLİS-KARS DEMİRYOLU HATTI

Demir yolu ağlarından bahseden Bakan Karaismailoğlu, “2003 yılına kadar el değmeyen demiryollarının tamamını yeniledik. Milletimizin yarım asırlık hayali Yüksek Hızlı Tren hatlarını inşa ettik. Ankara-Eskişehir-İstanbul-Konya, hızlı tren hatlarını ülkemize kazandırdık. Ülkemizi yeniden demir ağlarla örme hedefleri kapsamında demiryolu uzunluğunu, 12 bin 803 kilometreye çıkardık. 3500 km demiryolu inşaatı devam ediyor. Bugüne kadar 58 milyon üzerinde yolcu Yüksek Hızlı Trenler ile seyahat etti. Yüksek Hızlı Tren çalışmalarımızı burada bırakmadık. Sonuna geldiğimiz Ankara-Sivas ve Konya Karaman Hızlı Demiryolu hattı inşasını tamamlamak için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Ayrıca Ankara-İzmir, Ankara-Bursa, Mersin-Adana-Gaziantep, Karaman-Ulukışla , Aksaray-Ulukışla-yenice güzergâhlarında da çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu çalışmaların yanı sıra; sinyalli hat uzunluğumuzu \%172 elektrikli hat uzunluğumuzu ise \%180 arttırdık. Dünyanın en önemli ulaşım projelerinden biri olan Marmaray'la iki kıtayı birbirine deniz altından bağladık. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattını açarak Asya'dan Avrupa'ya kesintisiz demiryolu bağlantısı sağladık. Bu hat Pekin'den Londra'ya uzanan orta koridorun ve Kazakistan'dan Türkiye'ye uzanan Demir İpek Yolu'nun en stratejik bağlantı noktası hâline gelmiş ve demiryolu yük taşımacılığı alanında yeni bir çağ başlamıştır. Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı; Çin ile Türkiye arasındaki yük taşıma süresini 1 aydan 12 güne, Marmaray'ın bu hatta entegre olmasıyla da uzak Asya ile batı Avrupa arasındaki süreyi 18 güne düşürmüştür. Asya ile Avrupa arasındaki küresel ticaret ağları için yeni ve çok önemli bir alternatif oluşmuştur. Bakü Tiflis Kars hattında bugüne kadar toplam 1.133 tren, 20.819 vagon ile 1 milyon 290 bin ton yük taşındı” şeklinde konuştu. “Uluslararası ve ulusal demiryolu işletmesiyle birlikte aynı zamanda kent içi raylı sistemlere de ciddi yatırımlar yapıyoruz. Türkiye genelinde 12 ayrı şehrimizde toplam 811,4 kilometre şehir içi raylı sistem hattı işletilmektedir. Bu hatların 312,2 kilometre uzunluğundaki bölümü, Bakanlığımız tarafından yapılmıştır. İstanbul, Bursa, Ankara, Kocaeli, Konya, Kayseri ve Gaziantep olmak üzere 7 ayrı şehirde 14 hatta yaklaşık 185 kilometre uzunluğunda raylı sistem yapım çalışmalarımızda devam ediyor. Yapımları devam eden Çukurova, Tokat, Rize-Artvin, Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanları ile havayolu ulaşım ağımızı daha da güçlendireceğiz” diye konuştu.

“İSTANBUL HAVALİMANI 2. SIRADA YER ALMIŞTIR”

İstanbul Havalimanı'nın önemini vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, “Bugün ülkemiz, özellikle de İstanbul, dünyanın en büyük küresel transit merkezlerinden biridir. 29 Ekim 2018 tarihinde hizmete geçen İstanbul Havalimanı dev kapasitesiyle, Türkiye'yi uluslararası bir aktarma merkezi yaparak, ülkemizi küresel havacılıkta zirveye taşıdı. Hizmete girdiği ilk günden bugüne 100 milyonun üzerinde yolcu ağırladı. 2021 yılı ilk 8 ay istatistiklerine göre; Avrupa'da en yoğun havalimanları sıralamasında yaklaşık 21 milyon yolcuya hizmet veren İstanbul Havalimanı ilk sıradadır. Ayrıca İstanbul Havalimanı, “Dünyanın En İyi 10 Havalimanı” arasında 2. sırada yer almıştır. Küresel planda iddialı havayolu şirketleri için faaliyet merkezi olarak hizmet edecek bu tür bir üsse sahip olmak çok ama çok önemli bir unsurdur. ‘İstikbal Göklerdedir' sözünden hareketle çıtayı daha da yüksek tutarak uzay havacılığında da büyük başarılar elde ediyoruz. Türkiye'nin uzayda da söz sahibi olabilmesi için başta haberleşme uydularımız olmak üzere, çok amaçlı gözlem ve alçak yörünge uyduları yapıyoruz. Haberleşmedeki iletişim uydumuz Türksat 5A'yı 8 Ocak'ta yörüngesine fırlattık ve Haziran ayı içerisinde hizmete aldık. 3 kıtaya yayılan geniş bir coğrafyada televizyon ve veri haberleşme hizmeti vermektedir. Ülkemizin yayıncılık alanında ülke sınırlarının ötesinde, daha etkin varlık göstermesine de önemli katkı sunacaktır. Şimdi sırada TÜRKSAT 5B ve 6A uydularımız var. Türksat 5B'nin tasarım ve üretim aşamaları başarı ile tamamlandı. Millî Haberleşme Uydumuz Türksat 6A'nın ise montaj, entegrasyon ve testleri Ankara'daki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nde devam ediyor. Uydunun üretim ve test sürecinin 2022 yılı sonunda tamamlayarak, 2023 yılı ilk çeyreği içinde de fırlatılmasını planlıyoruz. Bunu gerçekleştirdiğimizde haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasında yer alacağız. Dünya ticaretinin yaklaşık \%90'ı denizyoluyla yapılmaktadır ve denizcilik dünya için vazgeçilmezdir. Düşük maliyetli ve verimli olmasıyla deniz taşımacılığı; sürdürülebilir ekonomik gelişme ve refah içinde olmazsa olmazdır. Üç yanı denizlerle çevrili bir yarımada olan Türkiye'nin bu gerçekliğinden hareketle denizcilik alanında da devrim niteliğinde gelişmeler kaydettik. Ülkemizin toplam dış ticareti içinde deniz yolunun ekonomikpayı 2003 yılında 57 milyar dolar iken, 2020 yılında 216 milyar dolara yükseldi. 2021 yılının Ocak-Temmuz döneminde deniz yolunun payı geçen yılın aynı dönemine göre \%36 artarak 158 milyar dolar oldu. 04 Haziran 2021 günü Karadeniz'de faaliyetlerine başlayan Filyos Limanı, yıllık 25 milyon ton konteynır elleçleme kapasitesi ile büyük tonajlı gemilerin yeni adresidir. Rusya, Balkanlar ve Orta Doğu ülkeleri arasındaki potansiyel trafikten kaynaklanacak kombine taşımacılık zinciri için önemli bir aktarma merkezidir. Yine Rize İyidere Lojistik Limanı yapımına da başladık. Yılda 3 milyon ton genel Kargo, 8 milyon ton dökme yük, 100 bin TEU konteyner ve 100 bin araçlık ro-ro kapasitesi ile Karadeniz kıyılarında büyük tonajlı gemilerin yanaşabileceği dev yatırımı hayata geçiriyoruz. Bu limanlarımız ile birlikte Ege Denizi'nde yapımı devam eden Çandarlı Limanı, ve Akdeniz'deki Mersin Uluslararası Limanı'nda devam eden genişletme çalışmaları ile üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin “Denizci Ülke” kimliğini ön plana çıkarıyoruz. 2002 yılında 37 olan tersane sayımız 84'e, Yıllık üretim kapasitemiz ise 550 bin dedveyt ton'dan 4,65 milyon deadweıght ton'a yükselmiş ve yerlilik oranımız ise \%60 seviyelerine ulaşmıştır. Dünyanın önde gelen yat imalatçısı olan ülkemiz, 2020 yılı mega yat projesinde sipariş adedi bakımından Dünyada 3'üncü sıradadır. Dünya deniz taşımacılığına yeni bir soluk getirecek, Kanal İstanbul ile ulaşım sektörü ve denizcilik alanında yeni bir çağın kapısını aralıyoruz. Bu proje, dünyada ve ülkemizde yaşanan teknolojik ve ekonomik gelişmeler, değişen iktisadi yönelimler ve ülkemizin ulaştırma altyapıları konusundaki artan ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıkan bir vizyon projesidir. Kanal İstanbul kapsamındaki ilk ulaşım köprüsü olan Sazlıdere Köprüsü'nün temelini atarak projemize başladık. Yine diğer ulaşım geçişi olan; Halkalı-Kapıkule yeni demiryolu inşaatı kapsamında Halkalı-Ispartakule arası demiryolu hattı yapım işine başladık” ifadelerini kullandı.

“SEKTÖRDEKİ YERLİ VE MİLLÎLİK ORANLARIMIZI ÇOK DAHA YUKARIYA ÇIKARACAĞIZ”

Konuşmasına devam eden Bakan Karaismailoğlu , “Dünyadaki suyolu projeleri incelendiğinde, İstanbul Boğazı gibi yoğun nüfusun içinden geçen başka bir suyolu bulunmuyor. Her iki yakasında yüzbinlerce sakinin yaşadığı Boğaziçi, gün içinde milyonlarca İstanbullu için ticaret, yaşam ve geçiş yeridir. Gemi trafiğinin oluşturduğu riskler nedeniyle Boğaz, her yıl daha tehlikeli hâle geliyor. 100 yıl öncesinde 3-4 bin olan yıllık gemi geçiş sayısı bugün 45 bine ulaşmıştır. Bunun yanında binlerce de şehir içi gemi trafiği seyir halindedir. Boğaz'da ortalama bekleme süresi, her gemi için yaklaşık 14,5 saattir. Bekleme süresi bazen gemi trafiğine ve hava şartlarına bazen de yaşanacak bir kaza veya arızaya bağlı olarak 3-4 günü hatta haftayı bulabilmektedir. Bu çerçevede, İstanbul Boğazı'na alternatif bir geçiş koridorunun planlanması zorunlu hâle geldi ve Kanal İstanbul Projesi hayata geçirildi. Ulaşımın her modunda olduğu gibi iletişim ve bilişim sektörümüzdeki gelişimde 2003 yılından itibaren büyük ivme kazanmıştır. 2020'de \%16 olan bilişim sektörünün büyüme oranının, 2021'in ilk yarısında \%19 a ulaşmasıyla büyük bir başarıya imza atılmıştır. Fiber hat uzunluğumuz, 445 bin kilometreyi aştı. 20 bin olan genişbant abone sayısı 86 milyona ulaştı. Abone yoğunluğumuz sabitte \%21 mobilde \%82 dir. Mobil abone sayısı 85 milyona ulaştı ve abonelerin \%93'ü 4.5G hizmetini kullanmaya başladı. 10 yıl önce mobil operatörlerimizin dakikası 8,6 kuruş olan ortalama tarife ücreti, bugün 1,3 kuruşa geriledi. İnternet kullanım miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yıllık bazda sabitte \%39 ve mobilde \%31 artış gösterdi. Bilişim alanındaki hedefimiz de çok net; teknolojik gelişmeleri takip eden değil, yön veren ülke olmak istiyoruz. Özellikle 5G teknolojileri ile birlikte sektördeki yerli ve millîlik oranlarımızı çok daha yukarıya çıkaracağız. 5G'ye giden yolda donanım ve yazılım ihtiyaçlarına yerli ve millî imkânlar ile cevap verebilmek amacıyla “Uçtan Uça Yerli ve Millî 5G Haberleşme Şebekesi Projesi”ni geliştirdik. Büyük çoğunluğu ithal edilen donanım ve yazılım ürünlerini, kendi imkânlarımız ile üreterek ülkemizin ihracatına ve istihdamına katkı sağlıyoruz. Kısaca bahsettiğim tüm bu ulaşım ve haberleşme yatırımlarını artık son yıllarda yaşanan bilişim teknolojilerindeki gelişimlere paralel olarak; insan, yük ve veri hareketliliğini sağlayacak şekilde mobilite, lojistik ve dijitalleşme odağında gerçekleştiriyoruz. Yaygınlaştırdığımız Akıllı ulaşım sistemlerimiz ile; -seyahat sürelerini azaltmayı, trafik güvenliğini artırmayı, mevcut yol kapasitelerinin daha etkin ve daha verimli kullanılmasını, mobiliteyi, yani hareketliliği artırmayı, enerji verimliliğini yükselterek ülkemizin ekonomisine katkı sağlamayı çevreye verilen zararları ve emisyonu azaltmayı amaçlıyoruz. Yine erişilebilirliği merkeze alan, verimli, sürdürülebilir, akıllı ve entegre hareketliliği sağlamak için çalışmalarımıza da hız kesmeden devam ediyoruz. Ulaşım hizmetlerine erişebilirliğin bir hak olduğu anlayışı çerçevesinde ve “Her adımda farklılıkları ortadan kaldıran bir ulaşım ağı oluşturmak” vizyonu doğrultusunda, hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran “Erişilebilir Ulaşım Stratejisi ve Eylem Planı”nı hazırladık. Kısıtlı bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımlarını pekiştiren, yaşam kalitesini artıran, herkes için erişilebilir ulaşım sistemi oluşturuyoruz” dedi.

İHA