‘BİR ZAMANLAR ANTALYA’

Genç Dinozorlar ekibi Kayıp Hafıza isimli belgesel çalışmasının ikinci bölümü olan Bir Zamanlar Antalya ile seyirci karşısına çıkmak için çalışmalarını sürdürüyor. Birinci bölümde anlatımları ile dikkat çeken projenin merkezini oluşturan yerel tarihçi ve yazar Hüseyin Çimrin, bu bölümde de anlatımları ile projeye destek veriyor.

Genç Dinozorlar ekibinde Bir Zamanlar Antalya isimli belgeselin yönetmenliği ve yapımcılığını Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Suat Erdöl üstleniyor. Senaryosu ise Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan, pek çok ödülü bulunan ve şu sıralar çocuk ve yetişkin tiyatro oyunları yazan Sibel Göydağ Çakmak tarafından yazıldı. Görüntü yönetmenliğini Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi mezunu olan tango ve su altı dalış eğitmeni, video içerik uzmanı Alper Türkay üstleniyor. Yapım ve yönetim asistanlığını Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu İstanbul’da radyoculuk yapan, sokak komedyeni Oktay Şenol yapıyor.

“Bir Zamanlar Antalya” belgesel filmi için müzik çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. İzleyenler hem çok renkli hem de Antalya için özel bestelenmiş müziklerin farklı versiyonlarda seslendirilmiş hallerini bulacaklar. Bu farklı yaklaşımdaki müzikler için Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu ve Ankara’da Son Uçurtma isimli müzik grubu bulunan Emre Sercan ile Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli olan Alican Öz ve Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik bölümü hocalarından Hasan Bozkurt yer alıyor. Genç Dinozorlar ekibinin tüm filmlerinin afişlerinde imzası bulunan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu Ali Aşiran da filmin afişini tasarlıyor.
Bir Zamanlar Antalya isimli belgeselin yönetmenliği ve yapımcılığını üstlenen Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Suat Erdöl, “Bir Zamanlar Antalya filmi 1960-1970-1980 yılları Antalya'sını gerçek hareketli belgesel görüntü ile tamamlanacak. Bu hareketli görüntülerin bir kısmını gerçek bir Antalya sevdalısı Mehmet Başev’den diğer kısmını Antalya Devlet Tiyatrosu oyuncularından Selim Gürata’dan temin ediliyor” dedi.

Modern gündelik hayatların içinde kaybolan bireyler olarak yaşandığını ifade eden Erdöl, “Gündelik yaşamlar kişileri manipüle edici ideolojilerin içine çekerek kitle kültürünün baştan çıkaran algı operasyonlarına maruz bırakmaktadır. Toplumsal organizmanın üretici bireylere karşı kayıtsızlığı, bireyin kendi mevcudiyetine kayıtsızlığı ya da gündelik yaşamın ilişkisel düzlemde neden olduğu tahribatla anlatmaya çalıştığı şey gündelik olanın total düzeyde neden olduğu olumsuzluklar, kısaca gündelik olanın yabancılaştırıcı etkisinden başka bir şey değildir.” şeklinde konuştu.

Metropol yaşamların mutsuz, bıkkın usanmış bireyler ortaya çıkardığını söyleyen Erdöl, “Günümüz toplumların modern yaşamlarında geçmiş zamanlardaki mahalle yaşamlarından, kültüründen iz kalmamıştır. Modern yaşamlar temelinde iyi niyetler üzerine kurulu olan komşuluk ilişkilerini yıpratmış dış dünyaya kapanmış sitelerde, uzun bloklu tecrit edilmiş evlerde samimiyetten uzak sahte birlikteliklere neden olmuştur. Buradan yola çıkarak beşeri ilişkiler gün geçtikçe yok olmakta şekil değiştirmektedir. Birbirinden kopuk, uzak, yabancılaşmış yaşamların içinde kaybolan bizleri anlatıyor belgesel çalışmamız” ifadelerini kullandı.

İHA