BİR KADIN DÜŞÜNÜN

Bir kadın düşünün yüreğinde yıllarca dinmek bilmeyen bir yarayla yaşayan. Çocukluğundan beri taşır dururmuş o yarayı ve asla ama asla yerini bile unutmazmış. Gönlüne asla ilkbahar uğramamış bu kadının...

Anlattığına göre soğuk bir İstanbul kışıymış, 18 Ocak akşamıymış. Elinde telefonu usul usul gezinirken sosyal medya hesaplarında, bir merhaba mesajıyla bodoslama dalıvermiş hayatını değiştirecek o yola.

Bir delikanlı tanımış bu sebeple lâkin bilmiyormuş ki bu delikanlı getirecek onun gönlüne ilkbaharı. Günlerce telefonda konuşup durmuşlar hatta biliyor musunuz bazen öyle oluyormuş ki kadın için, zaman dilimini yitiriyor ve sabahlara kadar mesajlaşıyorlarmış.

Hani derler ya ruhun bir ilacı varsa o da insandır. Ruha iyi gelen insanlar vardır diye. Kadın yıllar sonra bulmuş ruhuna iyi gelen insanı. Bir gün görüşme kararı almışlar ve buluşmuşlar. Nostalji kokan bir kafede oturup karşılıklı yudumlamışlar çaylarını.

Sonrasında dışarda yağan yağmura aldanmadan yürümüşler yağmur altında. Kadının o yaşıma kadar aşka inancı yitmişken yeni bir umut doğuvermiş içine. Ve kadın bana o günü ilk defa yüreğimdeki yaranın sızlamadığını hissettim ilk defa yaramın nerede olduğunu kaybettim. Diye anlatmıştı.

Ruhuna merhemi bulmuştu sonunda. Gel zaman git zaman sürekli görüşür olmuşlar. Bir gün kadın uzanırken yatağında boylu boyunca aklına yine o delikanlı takılmış ve mesaj atıp ne yaptığını sormuş. Öyle gurur yapmıştı ki anlatırken o zamanlar sevdiğimi ve bu delikanlıya vurulduğumu kendime bile kabul ettiremiyordum demişti, buruk bir gülümsemeyle.

Delikanlı çok sevdiği bir radyo kanalını dinlediğini ve onunda dinlemesi istediğini söylemiş. Kadın açmış dinlemeye başlamış. Aynı gökyüzünün altında, aynı radyo frekansında, farklı hayallere kapılmışlardı ikisi de. Kadının aklına bir fikir düşüvermiş.

Hemen radyo kanalına ulaşıp ikisi içinde istek bir parça ve güzel bir yazı yazıvermiş. Birkaç parçadan sonra sunucunun sesi yankılanmış kanalda. Kadının yazdığı yazıyı okuyup istediği şarkıyı çalmış. Yahu güzelliğe bakar mısınız 21.yüzyılda teknolojinin hat safhada yaşandığı yıllarda radyo dinleyip ve kadının yüz yüze söyleyemediklerini o radyo kanalı aracılığıyla iletmesi...

Şapka çıkartılacak, hayran kalınacak bir hareket. Hikâyeyi sahibinden dinlerken o kadar çok etkilendim ki, ben o radyoda çaldırdığı şarkının adını vermeyeceğim lâkin içinden bir sözü yazacağım size. Çünkü bu söz belki de son noktayı koyacak bu hikâyeye.

"Henüz yolun başında solup giden baharım..."

AŞK NE GÜZEL BİR ŞEY

Delikanlı da beklemiyor olacaktı ki böyle bir hareketi hemen mesaj atıp teşekkürlerini iletmiş kadına. Ve kadın ne zaman o şarkıyı dinlese aklına hep o delikanlı gelivermiş. Kadın anlatırken bile gözünden parlaması eksik olmuyordu ben dinlerken bile dedim aşk ne güzel bir şeymiş öyle diye.