ARİM TUFANI

Sebe Halkı, oldukça verimli, estetik yönüyle çarpıcı, bereketli bağ ve bahçeleri olan bir arazide yaşıyorlardı. O zamanlar oldukça işlek ticaret yolları üzerinde bulunan ve bu nedenle de refah düzeyi oldukça yüksek olan Sebe Ülkesi, o dönemin adeta bir süper gücü olmuştu.

Fakat bu güzel nimetlerin değerini ne yazık ki anlayamadılar ve yapılan uyarıları dinlemediler. “Görmüyorlar mı; biz, suyu çorak toprağa sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları, kendileri yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?”

Burada kuran’da ‘Seylü’l Arim’ olarak geçen ve yukarıda kısaca özelliklerinden bahsedilen Arim Barajı veya Arim Vadisi’nden bahsetmek gerekir. Arim, ‘el-arame’ kelimesinin çoğulu olup, şiddetli yağmur, şiddetli sel, barajın yıkılması gibi anlamlara gelir. Baraj veya sel baskınının meydana geldiği vadinin ismi olarak da iddia edilmiştir. Zira ‘arim’ Yemence ‘set’ anlamına gelmektedir.

Barajı delip patlamasına ‘arim’ denilen fareler vesile olduğu için, Arapça bu sele ‘arim’ seli dendiği de söylenir. Kuran’da isim tamlaması halinde ‘Seylü’l-Arim’ şeklinde geçtiğinden Arim Barajı veya barajın bulunduğu vadinin adı olduğu anlaşılmaktadır. Tefsirlerde, Me’rib’deki bu barajı, ilk defa adı ‘Sebe’ olan Yemen hükümdarının yaptırdığı rivayet edilir.

Kuran’da isim tamlaması halinde ‘Seylü’l-Arim’ şeklinde geçtiğinden Arim Barajı veya barajın bulunduğu vadinin adı olduğu anlaşılmaktadır. Tefsirlerde, Me’rib’deki bu barajı, ilk defa adı ‘Sebe’ olan Yemen hükümdarının yaptırdığı rivayet edilir. Hz. Süleyman ile aynı çağda yaşayan Sebe kraliçesi Belkıs’ın yaptırdığı da belirtilir.

Kadim Me’rib Barajı (Sedd-i Me’rib) yeni Me’rib şehrinin güneybatısında Ezene Vadisi üzerinde olup, Kuzey ve Güney Balak dağları arası, taş ve zift ile kapatılarak yapılmıştı. Yağmur sularından meydana gelen barajdan sulama için gereği kadar kanallar açılıp, Ezene Vadisi üzerinde kurulan Kadim Me’rib cennet haline getirilmişti.

Öte yandan söz konusu barajı, Yemen kabilelerinin babası olan Himyer’in yaptırdığı ileri sürüldüğü gibi, Lokman b. Ad’ın da, bir fersaha bir fersah (4444 m2) alanında olan barajın taşlarını, kalay ve demirle perçinlemek suretiyle yaptığı kaydedilmiştir.

Bu rivayetlerin hepsinin dikkate alınmasında bir çelişki yoktur. Önce Sebe’nin başlamış olması, sonra Himyer’in, sonra Lokman’ın ve Zulkarneyn’nin, daha sonra da Belkıs’ın peş peşe çeşitli inşaat ve tamirlerde bulunmuş olmaları pekâlâ düşünülebilir.

Kuran’da Sebe Suresi’nde adı geçen Arim Seli’nin, Yemen’in Me’rib kenti yakınlarındaki, Sebe Seddi veya Me’rib Seddi olduğu açıktır. Yeni Me’rib şehrinden güneye doğru gidilince yolun solundaki eski Me’rib şehri kalıntıları ve ondan sonra, sağ tarafta ana yola 8 km uzaklıkta Kadim Me’rib Barajı yer almaktadır.

ARİM BARAJI

Barajın her iki tarafının kalıntıları mevcut olup bu barajdan takriben 3 veya 4 km yukarıda yeni baraj yapılmıştır. Eski barajın kalıntılarına bakıldığında, yeni barajdan daha modern ve büyük olduğu dikkatten kaçmaz.