ANTALYA’NIN KAVŞAKLARI

Sevgili okurlar Antalya’daki kavşaklarda kırmızı ışıkta beklerken birden bire aracınızın çevresinde, birileri türeyiveriyor. Zeytinköy bölgesine yakınsanız gelenlerin çoğunu uyuşturucu madde bağımlıları oluşturuyor.

***

“Abi bir liran var mı” diyorlar. Bir lira bir lira biriktirip soluğu uyuşturucu satıcılarında alıyorlar. Hayatları uyuşturucu parası için dilenmekle geçiyor. Kimi uyuşturucu bağımlısı genç kızlar da kavşaklarda para için bedenini pazarlıyor. Birçok kez onlarla ilgili haber yaptım geçmişte.

***

Konyaaltı ile Kepez’i ayıran Hürriyet Caddesi’ndeki Merkez Bankası kavşağında ise ellerinde “Açım” yazılı kağıtla Suriyeli olduğunu tahmin ettiğim dilenci kadınlar yer alıyor. Kavşaktaki trafik  polislerinin gözünün önünde dilenen bu kadınlara kimi zaman seyyar satıcılar da eşlik edebiliyor. 

***

Konyaaltı’nda sahil yolu ile Atatürk Bulvarı’nda ise son zamanlarda çiçekçi gençler ve çocuklar türedi. Aralarında genç kızlar da var. Kırmızı ışık yandığında birden bire aracınızın camlarına güller döküp para istiyorlar. Oysaki o kavşakların hepsinde güvenlik kamerası var.

***

Üstelik bildiğim kadarıyla bu kameralar göz rengini tespit edebilecek kadar da çözünürlüğe sahip.  Emniyetin 7 gün 24 saat kesintisiz izleyebildiği bu kavşaklarda sürücüleri tedirgin eden, trafik akışını da olumsuz etkileyen bu durum görmezden mi geliniyor bilemiyorum.

***

Bundan yıllar önce Akşam Gazetesi’nde çalıştığım dönemde Kızılsaray Mahallesi’ndeki ofisimizin bulunduğu binanın karşı sokağına aracımı park ettiğimde  teybim çalınmıştı. O dönemde Şarampol karakolu vardı. Gidip Şarampol karakoluna şikayet de etmiştim. Aradan yıllar geçti. Fail bulundu mu?  Hayır.

***

Teybimin çalındığı sokakta uyuşturucu madde bağımlıları vardı. Onlara da sormuştum. Kimin çaldığını görmediklerini söylemişlerdi.  Bağımlılardan biri uyuşturucu parası temin edebilmek için hırsızlık da dahil olmak üzere her türlü suçu işlediklerini söylemişti.

***

Sonra da “Bizler öyle ya da böyle bu toplumun birer ferdiyiz. Tedavi edilmediğimiz sürece, uyuşturucu ile mücadele edilmediği sürece toplum bizim yükümüzü taşımak, bize katlanmak zorunda”  demişti. 

SON SÖZ

Kanayan yarayı tedavi etmediğimiz, sorunları halının altına süpürmeye devam ettiğimiz sürece sıkıntıları da yaşamaya devam ederiz.