AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.

Maalesef müttefiklerimiz ayrım yaparak yanlış bir ısrar içindeler. PKK ile mücadelemizi sürdürdüğümüz gibi DEAŞ'a göz açtırmayan çok başarılı operasyonlar gerçekleştirildi. Yalova, Balıkesir merkezli çok ciddi sonuçlara ulaşıldı.Türkiye DEAŞ'la mücadele konusunda hem Suriye'deki iradesini hem de Türkiye içindeki mücadelesini güçlü şekilde devam ettiriyor.

BOĞAZİÇİ EYLEMLERİ

Boğaziçi Üniversitesi'yle ilgili olarak çeşitli ülkelerin açıklamalarını duyuyoruz. Bu açıklamalarda Türkiye'nin egemenlik haklarıyla ilgili olarak hiçbir şekilde kabul etmediğimiz açıklamalar bulunuyor.Son derece kaba saba standart açıklamaları yapmakla yetiniyorlar. Biz bu tepkileri verdiğimiz zaman insan hakları konusu evrensel bir konudur diyorlar. İnsan hakları konusunda hassasiyetle ilgili bir sorgulamayı yapabileceklerini değerlendirmiyoruz.Anayasa, yasaların çerçevesinde atanmış bir yöneticiyi kabul etmeyerek fiziki engelleme, rektörlük binasını muhasara altına alma olunca doğal olarak güvenlik güçlerinin müdahalesi söz konusu olacaktır. Daha önceki üniversiteye nasıl rektör atanmışsa bu üniversiteye de aynı şekilde atanmıştır.'Bu atama yasaldır ama meşru değildir' argümanı doğru değildir. Boğaziçi Üniversitesi göz bebeğimiz bir müessese. Herkesin dikkat etmesi gereken bir durum var burada. Demokratik protesto hakkı ve benzeri haklar karar mercilerine iletmek için kullanılır. 'Benim dediğim olmadı, o zaman ben burayı çalışmaz hale getiririm' yaklaşımı doğru bir yaklaşım değildir.

YUNANİSTAN'A ÇAĞRI

İstikşafi görüşmelerin sağlıklı şekilde yürümesi için son derece hassasiyet göstermeye çalışıyoruz. Yunanistan'ın olumsuz yaklaşımı ile durmuştu. Şimdi masadayız. Önce bu istikşafi görüşmelerin genetiğini, doğasını değiştirmeye çalıştılar. Herkesin bu gündemi iyi değerlendirmesi gerekir. Müttefiklerimiz, Avrupalı dostlarımız zaman zaman Cumhurbaşkanımızı aradıkları zaman Yunanistan'la pozitif gündeminden memnun olduklarını söylüyorlar. Türkiye bu gündeme yapabileceği en olumlu katkıyı yapıyor. Yunanistan bu radikal dil kullanımından vazgeçmelidir.Türk askeri Kıbrıs'ta işgal değil barış gücüdür. Türk askeri oraya katliam, soykırım ve zulümleri önlemek için gitmiştir. Bu katliamların halen mantığını taşıyan bazı kesimlerin aynı ırkçı yaklaşımları üretmekle meşgul olduğunu görüyoruz. Türk askeri orada kalıcıdır, çekilmeyecek. Türk askeri orada barış gücü olarak duruyor. Zaman zaman garantörlük ve askerin orada bulunmasının modası geçtiğini söylüyorlar. Ne garantörlüğün modası geçti ne de Türk askerinin orada bulunmasının sebepleri ortadan kalktı.Doğu Akdeniz'de kaynakları paylaşmak istemeyen, Kıbrıs'ta Türk toplumu ile yaşamak istemeyen Kıbrıs Rum kesimi tarafından resmen ifade ediliyor. Biz Doğu Akdeniz'de gelirleri bir yere koyalım, eşit paylaşılsın diyoruz. Onlar bunu kabul etmiyorlar. Böyle bir dünya yok. Kıbrıs'taki Türk halkının barış içinde yaşaması silahlı kuvvetlerin oraya yaptığı kahramanca müdahalesinden sonra esas amacına ulaşmıştır. Silahlı kuvvetlerimiz orada kalıcıdır. Modası geçmiş olan şey, sürekli olarak masaya aynı tezlerle oturup, hiçbir şey vermeden her şeyi almak istenmesidir.

İHA