ABD’NİN İSPİYONCULUĞU LİDERLERİN SUSKUNLUĞU
Türkiye, önemli ve hassas günlerden geçiyor. Ekonomi ile yıkamadıkları, yıldıramadıkları ülkemizi bir kez daha terör saldırıları ile yıkmaya çalışıyorlar. Beyhude çabalar bunlar. En son İstiklal Caddesi’nde hain terör örgütünün yaptığı bombalı saldırı bunlardan sadece biri. O gün 6 canımızı aldılar ama bir ölüp bin dirildiğimizi ne yazık ki unuttular!
Saldırının hemen ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “İstiklal bizim nazlı kızımız. Verilen mesajı aldık ve gereken cevabı vereceğiz” demişti. Dediği de oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), terör odaklarına pazar gecesi yani saldırının haftasında. 80 civarında terör hedefi yerler bir edildi. Onlarca teröristin ise etkisiz hale getirildi.
Ancak benim anlamadığım bir konu var. Bizim harekat yapacağımızı Perşembe günü gece ABD sözde kendi vatandaşlarını uyarmış gibi yapan PKK, PYD/YPG’ye haber verdi. Zaten geçmişten bu gibi durumlarda sabıkalı olduğunu bildiğimiz ABD’nin bu tavrı ne ilk ne de son olacaktır. Çünkü bizim o bölgelere girip gerçekleri gün yüzüne çıkarmamızı istemiyor.
Neden mi? PKK’nın ve PYD/YPG’nin kamplarında, ABD’ye ait silahlar ve lojistik malzemeler, haritalar, yazılı, görsel dokümanları, hatta ajanlarını bulmamızdan çekiniyorlar. Birkaç gün öncesinden alenen haber vermelerinin nedeni belki de bu yüzden. Hatta delillerin yok edilmesi için açık ve net bir sinyaldi. Başarılı oldular mı olamadılar mı bunu zaman gösterecek.
Ancak onlar ne yaparsa yapsın, Türk devletinin kararlılığı devam ettiği müddetçe hain terör odakları tek bir terörist kalmayıncaya kadar yerle bir edilecek. Ama öyle ama böyle. Bunlar yaşanırken, Türk devleti bir gece ansızın terör yuvalarını yerler bir ederken bizim içimizdeki iş birlikçileri ve sözcüleri ne yaptı? HDP’den bahsediyorum.
Hani şu 6’lı masanın gizli ortağı var ya işte o. Tam bir skandal açıklama yaptı. PKK’nın sözcüsü HDP, operasyonlar için, “Saldırıları durdurun” dedi, Avrupa’dan yardım istedi. Asıl skandal olan bölümü ise, “Kobani, Tel Rıfat ve Şengal’e yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı hava saldırılarını son derece yanlış ve tehlikeli buluyor, saldırılarda hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz” cümlesi oldu.
Oldu beyim oldu. Üstüne sütlü kahve de ister misiniz acaba? Yahu siz nasıl bir insansızın ve hala Türkiye’de NEFES alıyorsunuz. Ey AYM, yeter artık beklediğiniz. Sizde HESABI KESİN ve bu rezilliğe artık bir SON verin. Bu açıklama bile KAPATMAYA BİR GEREKÇE değil mi Allah aşkına?
Peki HDP bunu yaparken 6’LI MASADAKİLER ne yaptı? Benim bildiğim kadarıyla sadece İYİ Parti Genel Başkanı MERAL AKŞENER’in sesi çıktı. Operasyona destek çıkıp askere moral verdi. Ya 6’lı masanın büyük ayağı CHP Genel Başkanı KEMAL KILIÇDAROĞLU? Vallahi ben yazımı yazarken bile ondan hala tek satır bir açıklama gelmedi. Sizce niye olabilir ki?
Kılıçdaroğlu hafta sonu olduğu için sosyal medya hesaplarına bakmıyor, parti işleri ile ilgilenmiyor, sağa-sola sataşmıyor olabilir mi? Yani dükkan kapalı mı demek istiyor ki? Hadi Kılıçdaroğlu’nun HDP’ye verilmiş sözü olduğunu varsayıp açıklama yapmadığını düşünelim. Ya SP, GELECEK, DEVA ve DP genel başkanlarına ne demeli?
Konuştuklarında milliyetçilik diye diye mangalda kül bırakmayan bu şahsiyetler neden korktu da TSK’nın sınır ötesi operasyonuna destek açıklaması yapmadılar acaba? Beyler; terör örgütleri ve destekçilerinin meşhur sloganı vardı ya köşeye sıkışınca cıyakladıkları, ‘SUSMA, SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK’ diye. Siz böyle susmaya devam ederseniz vallahi bir gün o terör belası sizi de vurur bilesiniz.
Sonra salanızı verdirmek için bile sesi çıkacak imam bulamazsınız. İşte bu yüzde ben ABD’nin İSPİYONCULUĞUNU anlarım da sizin SUZMANIZI anlayamam!
TARİHE SAHİP ÇIKMAK
Gazeteci İdris Özyol ne hikmetse 50’sinden sonra üniversiteli oldu ve Arkeoloji Bölümü’ne kayıt yaptırarak tarihe merak saldı. Ben de onun paylaşımları ile tarihi takip etmeye başladım. Geçtiğimiz günlerde orijinal adı ile ‘Yeni Kapı Millet Hamamı’ olan ve daha sonra ‘Hamam Bar’ olarak işletilen 19. YY. ait ‘Gavur Hamamı’nın son durumunu paylaştı.
Özyol, hamamın tarihçesini de paylaşımına ekledi. Sonra hamamın ilk sahipleri, restorasyonunu yapanlar falan filan derken birçok kişi ortaya çıktı. Benim burayla ilgili tek hatırladığım son dönemde hamam bar olarak işletilirken çıkan bir olay nedeniyle kapısına kilit vurulması idi. Şehrin göbeğinde tarihi bir miras ve kapısı kilitli!
İşte benim anlamadığım olaylardan biride bu. Ya bu memleketin hiç sahibi yok mu? Çıkıp burayı kamulaştırıp turizme kazandırmak hiç kimsenin aklına gelmez mi? Hatta bir sanat galerisi yapılamaz mı? Ama bizim memlekette hiç kimse üzüm yemek istemiyor anlaşılan. Herkes tarihi değil günü kurtarma derdinde. Bütün eller havaya lay lay lom. Çalsın sazlar oynasın kızlar.
Yahu şöyle şehirde bir tur atın, etrafta ne var ne yok bir bakın Allah aşkına. Tamam günü kurtarın da bu şehrin tarihinin de göz göre göre yok olmasına izin vermeyin. Millet sizden bu tür çalışmaları da bekliyor haberiniz ola.